Tarih: 23-11-14, 13:44:16

Gönderen Konu: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası  (Okunma sayısı 8467 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı newyorker

  • Azab
  • *
  • İleti: 20
    • Profili Görüntüle
İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« : 06 Ağustos 2010, 01:06:07 »
Türkiye'nin Fransa ve İngiltere'ye yakınlaşmasının nedenleri nelerdir?

Genç Türkiye'nin yöneticileri, Osmanlı İmparatorluğu'nun Birinci Dünya Savaşı'na
sürüklenerek nasıl ortadan kalktığını, Türk Ulusu'nun nasıl yok olma tehlikesiyle
karşı karşıya kaldığını unutmamışlardı. Bu nedenle, ülkeyi yeni bir savaşın
dışında tutmaya çalışmışlardır. Ancak, Almanya'nın 1930'lu yıllarda komşularına
saldırması, İtalya'nın 7 Nisan 1939'da Arnavutluk'u işgal etmeye başlaması karşıİ
sında tedirgin olmuşlardır. Bunun üzerine Türkiye, İngiltere ve Fransa'ya yakınlaşmıştır.
Nitekim, 12 Mayıs 1939'da Türkiye ve İngiltere arasında, Türk-İngiliz
Yardım Deklarasyonu, 23 Haziran 1939'da da benzer bir antlaşma Türkiye ve Fransa
arasında imzalanmıştır. Türkiye, bu antlaşmaları Alman nazizmine ve İtalyan
faşizmine karşı yapmasından dolayı, Sovyetler Birliği'nin bir zorluk çıkarmıyacağını
düşünmüştür. Fakat, 23 Ağustos 1939'da Almanya-Sovyetler Birliği Dostluk
Antlaşması'nın yapılması ve Polonya'nın Almanya tarafından işgal edilmesi, Türkiye'yi
bir tehdit altında bırakmıştı. Hatta, Sovyetler Birliği'nin Karadeniz'e kıyısı
bulunmayan devletlerin savaş gemilerinin boğazlardan geçirilmemesini ve boğazlarda
Sovyet askeri bulundurmak istediğini Türkiye'ye bildirmesi tehlikenin
boyutlarını arttırmıştır.


Türkiye, bu gelişmeler üzerine İngiltere ve Fransa ile eski antlaşmalarını açık bir ittifaka
dönüştürmeye çalışmıştır. 19 Ekim 1939'da Türkiye, İngiltere ve Fransa, Ankara'da
karşılıklı yardım antlaşması imzalamıştır. Buna göre;
• Bir Avrupa devletinin Türkiye'ye saldırması ve savaş çıkması halinde Fransa
ve İngiltere'nin Türkiye'ye yardım etmesi,
• İngiltere ve Fransa bir Avrupa devletinin saldırısına uğrarsa, Türkiye'nin
bu iki devlet yararına tarafsızlık politikası izlemesi,
• Bu antlaşmanın uygulanması sonucunda tarafların savaşa girmesi halinde,
mütarekenin ve barışın birlikte imza edilmesi gibi.

Türkiye'nin İkinci Dünya Savaşı'nda izlediği politikayı ayrıntılı bir şekilde Fahir
Armanoğlu'nun "20. Yüzyıl Siyasi Tarihi" adlı kitabından okuyunuz.

Türkiye bu antlaşma ile, Sovyetler Birliği'nden tamamıyla ayrılmış ve Batılı devletlere
yakınlaşmıştır. Türkiye, savaşın tüm dünyada genişlediği bir dönemde, 18
Haziran 1941'de Almanya ile on yıl süreli bir dostluk antlaşması yaparak manevra
yapma alanını genişletmiştir. Fakat, bu tarihlerde Almanya'nın Sovyetler Birliği'ne
saldırması dengeleri alt-üst etmiştir. Bu kez de Sovyetler Birliği, Türkiye'nin
savaşa girmesini istemiştir. Nitekim, 30-31 Ocak 1943'te Churchill ve İsmet İnönü,
Adana'da buluşarak Türkiye'nin savaşa girip girmeme konusunu tartışmılardır.
Adana Konferansı da denilen bu buluşmada, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Türkiye'nin
savaşa girecek silah ve malzemeye sahip olmadığını ve İngiltere'nin bu donatımı
tamamlaması halinde savaşa gireceğini ileri sürmüştür. Savaş devam ettikçe
Müttefik Devletlerin Türkiye'yi savaşa sokma konusundaki ısrarlarını arttırmışlardır.
Nitekim, İsmet İnönü, Roosevelt ve Churchill, 4-6 Aralık 1943'te İkinci
Kahire Konferansı'nda biraraya gelerek, Türkiye'yi savaşa sokma konusunu tartışmışlardır.
Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Türk Ordusunun donatımının tamamlanması
halinde 1945 yılının Şubat ayında savaşa girileceğini belirtmiştir.

Türkiye, savaşın Almanya'nın aleyhine gelişmeye başladığı dönemde 2 Ağustos
1944'te Almanya ile siyasal ilişkilerini kesmiştir. 23 Şubat 1945'te de Almanya ve Japonya'ya
savaş ilan etmiştir. Türkiye, bu tutumuyla da Birleşmiş Milletlerin kurucu
üyeleri arasında yer almıştır.
Kısaca, Türkiye, İkinci Dünya Savaşı'nda tarafsız bir politika izlemiş, fakat bu politikasını
denge esasları üzerine oturtmuştu.


kaynak:İkinci Dünya Savaşı- Yazar Yrd. Doç. Dr. Kemal Yakut
« Son Düzenleme: 06 Ağustos 2010, 01:13:06 Gönderen: newyorker »
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın,
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
Gördüğün bu tümsek, Anadolu’nda
İstiklal uğruna, namus yolunda,
Can veren Mehmet’in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele
Son vatan parçası geçerken ele
Mehmet’in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanını kattığı yerdir.
Düşün ki haşrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek amansız çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir

Çevrimdışı Baranduin

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 562
    • Profili Görüntüle
Ynt: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« Yanıtla #1 : 20 Ağustos 2010, 10:53:34 »
Paylaşım için sağol.  :)

Çevrimdışı Snow

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 831
    • Profili Görüntüle
Ynt: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« Yanıtla #2 : 20 Ağustos 2010, 11:55:27 »
Evet, Türkiye o zaman yapılabilecek en iyi denge politikasını izlemiştir.

Çevrimdışı Baranduin

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 562
    • Profili Görüntüle
Ynt: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« Yanıtla #3 : 21 Ağustos 2010, 09:15:35 »
İsmet İnönü bu yüzden Atatürkten sonra en sevdiğim 2. Cumhurbaşkanımız. İsmet İnönü savaşın hüküm sürdüğü yıllarda açlıktan yakınan bir çocuğa aç olmasına rağmen savaş nedeniyle babasının ölmediğini bu yüzden üzülmemesi gerektiğini söylemiştir.

Çevrimdışı Bersun

  • Ağır Süvari
  • *
  • Paralel Yetkili Abiniz
  • İleti: 8806
    • Profili Görüntüle
Ynt: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« Yanıtla #4 : 21 Ağustos 2010, 17:19:12 »
Hükümet en iyisini yapmış. Benim anlamadığım şu: Sovyetler Birliği açık çaık boğazların kontrolunde olmasını mı istemiş?

Çevrimdışı felâket

  • Yeniçeri
  • *
  • İrrasyonel İnsan
  • İleti: 145
    • Profili Görüntüle
Ynt: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« Yanıtla #5 : 21 Ağustos 2010, 17:27:18 »
Hangi politika ?

İşte çekildi İsyan bayrağı!

Çevrimdışı Amiral

  • Sekban
  • *
  • Uncle Junior
  • İleti: 1550
    • Profili Görüntüle
Ynt: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« Yanıtla #6 : 29 Ağustos 2010, 21:34:01 »
Hükümet en iyisini yapmış. Benim anlamadığım şu: Sovyetler Birliği açık çaık boğazların kontrolunde olmasını mı istemiş?

Evet. Molotov 1945'de Tükiye'ye geliyor. İnönü dostluk anlaşmasını yenilemek istediği söylüyor. Molotov'da eğer doğu anadolu'dan bir kaç şehir ve boğazların sovyet - türk kontrolünde olması karşılığında dostluk anlaşmasını imzalacaklarını söylüyor. Türkiye tabi ki reddediyor. Bir daha ülkedeki türkçüleri hapse attırıyor. En meşhur iki türkçü H. N Atsız ve Zeki Velidi Togan.

İngilizlerden bir destek bekliyor ama İngilizler duruma müdahale etmiyor. Truman bir konuşmasında ya da İnönü'ye mektubunda destek verdiklerini açıklıyor. Bu sefer de ülkede bir sovyet düşmanlığı başlıyor. Seçimlerde CHP, DP'yi Moskova'nın hizmetinde olmakla falan suçluyor.

Benim en merak ettiğim şey ise, Atatürk'ün savaşta nasıl bir dış politika izleceğidir.
« Son Düzenleme: 29 Ağustos 2010, 21:35:35 Gönderen: süperman »
You heard about the Chinese Godfather? He made them an offer they couldn't understand.
-Uncle Junior

Çevrimdışı Speedy

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1448
    • Profili Görüntüle
Ynt: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« Yanıtla #7 : 29 Ağustos 2010, 22:10:13 »
Benim en merak ettiğim şey ise, Atatürk'ün savaşta nasıl bir dış politika izleceğidir.
Aynısını yapardı o da.
“Bugüne kadar beyazlar bizi birçok söz verdiler , hatırlayamadığım kadar çok , ama biri dışında hiçbirini yerine getirmediler ; topraklarımızı alacaklarını söylediler ve aldılar”
Kızıl Bulut(Mahpiu Luta)

Çevrimdışı c.

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 484
    • Profili Görüntüle
Ynt: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« Yanıtla #8 : 30 Ağustos 2010, 16:24:17 »
Evet. Molotov 1945'de Tükiye'ye geliyor. İnönü dostluk anlaşmasını yenilemek istediği söylüyor. Molotov'da eğer doğu anadolu'dan bir kaç şehir ve boğazların sovyet - türk kontrolünde olması karşılığında dostluk anlaşmasını imzalacaklarını söylüyor. Türkiye tabi ki reddediyor. Bir daha ülkedeki türkçüleri hapse attırıyor. En meşhur iki türkçü H. N Atsız ve Zeki Velidi Togan.

İngilizlerden bir destek bekliyor ama İngilizler duruma müdahale etmiyor. Truman bir konuşmasında ya da İnönü'ye mektubunda destek verdiklerini açıklıyor. Bu sefer de ülkede bir sovyet düşmanlığı başlıyor. Seçimlerde CHP, DP'yi Moskova'nın hizmetinde olmakla falan suçluyor.

Benim en merak ettiğim şey ise, Atatürk'ün savaşta nasıl bir dış politika izleceğidir.
O Üç şehir kars,ardahan ve artvin'dir.
« Son Düzenleme: 30 Ağustos 2010, 16:24:38 Gönderen: csskyfire »

Çevrimdışı Temüroğlu

  • Nizam-ı Cedid
  • *
  • İleti: 2275
    • Profili Görüntüle
Ynt: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« Yanıtla #9 : 30 Ağustos 2010, 21:00:56 »
Atatürk,1938 yılında hasta yatağında Afet İnan’a şu sözleri not ettirmiştir: ‘‘Devletler, ikinci Dünya Savaşın’a hazırlanıyor. Biz bu durumda iki konuya önem vermeliyiz:birincisi, doğu ve batı komşularımız olduğu gibi öteki devletlerle kurduğumuz anlaşmaları güçlendirmek,ikincisi ise yurdumuzun ekonomik durumunu geliştirmek ve bu bakımdan ekonomik planlarımızı uygulamaktır.’’ Ayrıca;’’ Bir dünya savaşı olacaktır. Bu savaş sonucunda dünyanın durumu ve dengesi baştan başa değişecektir. İşte bu devre halinde başımıza büyük felaketlerin gelmesi mümkündür.’’ demiştir.Savaştan yeni çıkmış bir millet 2.Dünya Savaşında harap olurdu.

Çevrimdışı Mr.Dogu

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 660
    • Profili Görüntüle
Ynt: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« Yanıtla #10 : 11 Eylül 2010, 03:10:43 »
Bu güzel paylaşımın için teşekkürler newyorker en çok ilgimi çeken şey savaşlardır 2.Dünya Savaşı'da İçlerinden Benim araştırmayı ve bilgilenmeyi en sevdiğimdir.Tabi ki ülkemizinde bu savaştaki politikası çok önemliydi en doğrusunu yapıp gerekli ülkelerle yakınlıklarını güçlendirmişler.

Çevrimdışı JOSEPH GOEBBELS

  • Yeniçeri
  • *
  • İleti: 135
    • Profili Görüntüle
Ynt: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« Yanıtla #11 : 07 Kasım 2010, 00:18:48 »
Hükümet en iyisini yapmış. Benim anlamadığım şu: Sovyetler Birliği açık çaık boğazların kontrolunde olmasını mı istemiş?

Evet, bunu defalarca dile getirmişler konferanslarda, görüşmelerde hatta ve hatta Almanya ile yaptıkları gizli toplantılarda.
« Son Düzenleme: 07 Kasım 2010, 00:19:03 Gönderen: JOSEPH GOEBBELS »

ottoman

  • Ziyaretçi
Ynt: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« Yanıtla #12 : 07 Kasım 2010, 09:58:54 »
İsmet İnönü nün yerinde olsaydım Yunanistan işgalini hızlandırmaya çalışırdım. (Nitekim bu işgal Türklerin aç kalarak Yunanlılara ekmeklerini ve silahlarını  verdiği için uzun sürdü. Tabi yunanlılar bir teşekkürü bile çok gördü Türkiye yi düşman ülkeler arasına koydu.) Barbarossa Harekâtı na var gücümle destek olurdum. Kafkasya bölgesinden. Dahası o dönemde Suriye, Mısır ve kudus gibi yerlerden askerlerini çeken müttefiklerin topraklarını hızlı bir şekilde işgal edebilirdik.

İsmet İnönü sadece savaşı kazanmak istememiş. Yoksa müttefiklerin yanından hem almanların yanından büyük kazançla çıkardı.

Zaten Türkiye Yunanistanın işgalinin başlamısı ile Almanyanın yanına katılsa idi. Bugün Avrupada Almanya ve Türkiye gibi iki büyük güç olurdu.

Tabi bu benim kendi düşüncelerim. Herkezin fikirleri farklıdır.

Çevrimdışı Türkan

  • Roué
  • Ağır Süvari
  • *
  • Creative Rebellion
  • İleti: 4341
    • Profili Görüntüle
    • Aykırı Edebiyatı
Ynt: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« Yanıtla #13 : 07 Kasım 2010, 10:21:20 »
İsmet İnönü nün yerinde olsaydım Yunanistan işgalini hızlandırmaya çalışırdım. (Nitekim bu işgal Türklerin aç kalarak Yunanlılara ekmeklerini ve silahlarını  verdiği için uzun sürdü. Tabi yunanlılar bir teşekkürü bile çok gördü Türkiye yi düşman ülkeler arasına koydu.) Barbarossa Harekâtı na var gücümle destek olurdum. Kafkasya bölgesinden. Dahası o dönemde Suriye, Mısır ve kudus gibi yerlerden askerlerini çeken müttefiklerin topraklarını hızlı bir şekilde işgal edebilirdik.

İsmet İnönü sadece savaşı kazanmak istememiş. Yoksa müttefiklerin yanından hem almanların yanından büyük kazançla çıkardı.

Zaten Türkiye Yunanistanın işgalinin başlamısı ile Almanyanın yanına katılsa idi. Bugün Avrupada Almanya ve Türkiye gibi iki büyük güç olurdu.

Tabi bu benim kendi düşüncelerim. Herkezin fikirleri farklıdır.

Şahsen ben bu fikre pek katılmıyorum. Almanya ordusu ve generalleri ne kadar başarılı insanlarda olsa Hitler bu savaşta generallerin işine karışarak kendi milletinin sonunu getiren liderlerden biri. Almanların yanında savaşa girseydik bile bence Amerika, SSCB, İngiltere gibi güçlere pek dayanamazdık. Atatürk'ün de dediği gibi bence en iyisi "Yurta sulh cihanda sulh" anlayışıdır diye düşünüyorum.
He hit me and it felt like a kiss. He hurt me but it felt like a true love. Give me all of that ultraviolence.

Çevrimdışı Baranduin

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 562
    • Profili Görüntüle
Ynt: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« Yanıtla #14 : 07 Kasım 2010, 18:12:11 »
İsmet İnönü nün yerinde olsaydım Yunanistan işgalini hızlandırmaya çalışırdım. (Nitekim bu işgal Türklerin aç kalarak Yunanlılara ekmeklerini ve silahlarını  verdiği için uzun sürdü. Tabi yunanlılar bir teşekkürü bile çok gördü Türkiye yi düşman ülkeler arasına koydu.) Barbarossa Harekâtı na var gücümle destek olurdum. Kafkasya bölgesinden. Dahası o dönemde Suriye, Mısır ve kudus gibi yerlerden askerlerini çeken müttefiklerin topraklarını hızlı bir şekilde işgal edebilirdik.

İsmet İnönü sadece savaşı kazanmak istememiş. Yoksa müttefiklerin yanından hem almanların yanından büyük kazançla çıkardı.

Zaten Türkiye Yunanistanın işgalinin başlamısı ile Almanyanın yanına katılsa idi. Bugün Avrupada Almanya ve Türkiye gibi iki büyük güç olurdu.

Tabi bu benim kendi düşüncelerim. Herkezin fikirleri farklıdır.

Bakıyorumda yine atıp tutmaya başlamışsın. İsmet İnönüyü aşağılamaya çalışıyorsun fakat başarılı olamıyorsun. Sanırsam sen hiç 93 Harbini ve 1. Dünya Savaşı - Kafkas Cephesini bilmiyorsun. 19 ve 20 yüzyıl Osmanlı tarihini öğrenmelisin. Neden - sonuç ilişkisini pekiyi kuramıyorsun; buna dayanarak matematiğinin zayıf olduğunu iddia edebilirim. Son olarak sana hayal dünyasında yaşamamanı; gerçekleri görmeni ve mantığını herdaim işletmeni tavsiye ederim.

Türkiye 2. Dünya Savaşına katılıp, Kafkas Cephesini açsaydı (Tabi Türkiyenin ne zaman savaşa katılacağı da önemli, ben bu tarihi 1942 yılı olarak ele aldım.) en fazla Batum, Gümrü, Erivan ve Tiflis şehirlerini alırdı. Almanlarla kısa süreliğinde bir bağlantı sağlayabilirdik. Fakat daha ilerisine gidemezdik. Daha sonra saldırıya geçen Ruslar bizi Sivas şehrine kadar kovalardı.

Suriye Cephesini açmamız bize ne tür fayda getirirdi ? Filistin topraklarına giremeden İngilizler bizi durdururdu. Sonra Adana ve Diyarbakır önlerine kadar geri püskürtülürdük.

Irak Cephesini açtık diyelim. Musul'u geçemezdik. Bundan sonra eniyi ihtimal İngiliz ve Amerikan güçlerini Diyarbakırda durdurmamız olurdu.

Biraz mantığınızı işletin. 20 yy. savaşları çocuk oyuncağı değil. Hesap edin bakalım 2. Dünya Savaşı sırasında elimizde kaç tane tank vardı? Elimizde kaç tane savaş uçağı vardı ? İş bunlarlada bitmiyor. Kaç tane tüfeğimiz, makinalı tüfeğimiz, zırhlı aracımız, savaş topumuz denizaltımız, savaş gemimiz vb... vardı ? Sen durumumuzun çok mu iyi olduğunu sanıyorsun ottoman ? Yoksa bizimle dalgamı geçiyorsun ?

O tarihlerde halkını zor doyuran bir ülke nasıl olurda savaşa girebilir ? Bana bunun yanıtını ver.
Enver Paşa bizi 1. Dünya Savaşına soktu, çok mu iyi yaptı.

Almanya'nın elinde binlerce tank, binlerce uçak vardı. Buna rağmen başarılı olamadı. Sen Türkiye'nin atom bombasını mı yemesini istiyorsun ? 2. Dünya Savaşına katılsaydık, Türkiye enkaza dönerdi. Bütün şehirlerimiz harab olurdu. Ve belki de Sevrdan bile daha ağır olan bir antlaşmaya imza atabilirdik.

Savaşın olmasını sadece caniler ve insanlığın düşmanı olanlar ister.
 
Biz kimsenin düşmanı değiliz! Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız! (Mustafa Kemal ATATÜRK)

Siz siz olun herzaman barıştan yana olun.  ;)

Yurtta sulh, cihanda sulh. (Mustafa Kemal ATATÜRK)

Mustafa Kemal Paşayı ve İsmet Paşayı eleştirmekten vazgeçin; Onlar ne yaptıysa daima doğrsunu yapmıştır.


Umarım yine ottoman'a karşı Kemaliz'mi savunduğum için mesajım silinmez ve ceza almam. Bu sefer kimse bana ``Kemalizmi savunduğun için siyaset yaptın`` diyemez. Çünkü Kemalizmi savunmak siyaset yapmak değildir. Bana ceza veren yönetici bunu böyle bilsin. Ve bu mesajım silinirse, mesajımı silen kişi, eğer cesursa mesajımı hangi gerekçeyle sildiğini açıklasın. Bu sitede ATATÜRK ve İNÖNÜ'yü eleştirmek ifade özgürlüğü; ATATÜRK ve İNÖNÜ'yü savunmak siyaset yapmak demekmiş. Ben bunu öğrendim.

Çevrimdışı bir_dost

  • Nizam-ı Cedid
  • *
  • İleti: 2113
    • Profili Görüntüle
Ynt: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« Yanıtla #15 : 07 Kasım 2010, 18:28:27 »
ottoman saçmalamış ancak Baranduin de ondan geri kalmamış.

Alıntı
Enver Paşa bizi 1. Dünya Savaşına soktu, çok mu iyi yaptı.
pff.

Alıntı
Mustafa Kemal Paşayı ve İsmet Paşayı eleştirmekten vazgeçin; Onlar ne yaptıysa daima doğrsunu yapmıştır.
1923-1938, 15 sene iktidarda olan bir adam bir kere bile mi hata yapmaz?
Ayrıca dünyada dogmatik(eleştilemez-sorgulanamaz-mutlak doğru) kabul edilen tek şey dindir. Bunun dışında kalan her kişi, kurum, kavram eleştirilir sorugalanabilir. Atatürk'ü dogmatik bir kılıfa sokmakla Atatürk'ü Tanrılaştırmış oluyorsunuz.
« Son Düzenleme: 07 Kasım 2010, 18:28:57 Gönderen: bir_dost »

Çevrimdışı Dadakoğlu

  • The show must go on
  • Nizam-ı Cedid
  • *
  • Dadak Paşa
  • İleti: 2886
    • Profili Görüntüle
Ynt: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« Yanıtla #16 : 07 Kasım 2010, 18:32:13 »
Baranduin, ottoman'ın mesajında İnönüyü aşağılayıcı hiçbir şey göremiyorum. Senin tek istediğin buradan kendine bir pay çıkarmak. Bu sitede Kemalizm'de dahil hiçbir ideolojiyi savunamazsın. İdeolojik şeylerin konuşulması yasak.

Şov yapma evlat, baba yorgun.




Heroes leave behind a good story, but a great leader leaves a legacy.

Bütün kâinat birbirine sevgi ile bağlanmış. Sevgini vermesini öğren. Gönlün anlasın ki hepsine yer varmış. Sevgisiz insandan, dünya korkarmış. ~ Mevlânâ

                                                                      

Çevrimdışı JOSEPH GOEBBELS

  • Yeniçeri
  • *
  • İleti: 135
    • Profili Görüntüle
Ynt: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« Yanıtla #17 : 07 Kasım 2010, 19:37:25 »
Gerçekten o dönemde izlenen denge politikasına hayran kaldım. Şükrü Saraçoğlu'nun ve Numan Menemencioğlu'nun izlediği politika zor bir dönemin çok daha zor bir yolu.

Çevrimdışı Temüroğlu

  • Nizam-ı Cedid
  • *
  • İleti: 2275
    • Profili Görüntüle
Ynt: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« Yanıtla #18 : 07 Kasım 2010, 19:59:38 »
Savaşa girmemekle en iyisini yapmış. Bir maceracı yüzünden milyonların hayatı hiç uğruna yok olamaz çünkü. Baranduin çok güzel yazmış , ona destek vermiyorum ancak düşüncesi çok doğru. Realist olmakta fayda , çünkü hayalperestler mutlaka yenilirler.

Ancak bazı açıklar yok değil , bazıları Atatürk'e laf kondurabiliyorken biz savunamıyoruz. Lütfen bunun önüne geçin.

Çevrimdışı Türkan

  • Roué
  • Ağır Süvari
  • *
  • Creative Rebellion
  • İleti: 4341
    • Profili Görüntüle
    • Aykırı Edebiyatı
Ynt: İkinci Dünya Savaşında Türkiye'nin Politikası
« Yanıtla #19 : 07 Kasım 2010, 20:00:59 »
Doğru, bozkurt. Atatürk'te bir ülkeyi boş hayallerin peşinden koşturmamak gerektiğini söyler.
He hit me and it felt like a kiss. He hurt me but it felt like a true love. Give me all of that ultraviolence.

 

Paradox Development Studio Facebook sayfasıParadox Dev Studio Twitter sayfasıParadox Interactive Google+ sayfasıParadox Interactive Youtube sayfasıParadox Interactive Steam sayfasıParadoxfan RSS beslemeleri

www.totalwarturkiye.com | www.assassinscreed1092.com