Tarih: 02-10-14, 13:24:33

Gönderen Konu: Martini  (Okunma sayısı 4454 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı fear34

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1425
    • Profili Görüntüle
Martini
« : 09 Temmuz 2010, 13:57:00 »
Dedreli Hasan’ın ateş edip dağları inlettiği ve sesini Drama mahpusunda yatan dostlarına dinlettiği veya Hekimoğlu isimli eşkıyanın kendi nesli için aynalısını yaptırdığı tüfeğin hakiki adı, “Peabody-Martini-Henry” aslında. Biz “martin” deyip işin içinden sıyrılıvermişiz.

Bu tüfeklerden günümüzde Anadolu’da tek tük de olsa rastladığımız, üzerinde Sultan Abdülaziz Hanın tuğrası bulunan modellerinin ilginç bir öyküsü var. Bu öykü Amerika’da başlayıp Rumeli’ne, oradan Sibirya’ya ve oradan da Japonya’ya kadar uzanıyor.

1850’li yıllarda ordusunun tüfek ihtiyacını, başta İngiltere, Fransa ve Belçika olmak üzere Avrupa ülkelerinden karşılayan Osmanlı devleti, iç savaş (1861-1865) sırasında, silah sanayisi çok gelişen ABD’ne yöneldi.

İç savaşın başlarında Kuzeyliler ve Güneyliler ağızdan dolma tüfekler ile çarpışırken, savaşın son yılında Kuzeyliler, seri atışlı Henry tüfeklerini kullanmaya başladılar. Güneyliler bu tüfekleri , “Akşamdan doldurulup bütün gün ateş eden lanet Yankee tüfeği!” diye tanımlıyordu.

Ancak bu tüfeklerden sadece 10.000 tane üretilip Kuzey ordusuna verilebildi, savaş Kuzeyin zaferi ile bittiği için artık yeni silahlara ihtiyaç yoktu. Yenik Güney ordusu dağıtıldı, zaferi kazanıp ABD’nin birliğini yeniden sağlayan Kuzey ordusu ise ufaltıldı. Osmanlı devletinin aksine zayıf ve zararsız komşulara sahip ABD’nin büyük bir orduya ihtiyacı olmadığı gibi, tek uğraşı artık Kızılderilileri katletmekten ibaret olan bu ordunun, bu işi için modern silahlara ihtiyacı yoktu.

1872 yılında ingiliz ordusunda hizmete girer ve 1893 yılında şarjörlü lee-metford tüfeği çıkana dek kullanılır. Zulu savaşı vb. gibi koloni seferleri sırasında İngiliz başarılarının anahtarıdır. 1893 yılından sonra ise afrika sömürgelerinde oluşturulan polis kuvvetleri ile Hint ve Mısır ordularını donatır. Birinci Dünya Savaşı sonuna kadar bu birlikler tarafından kullanılır.

İngiliz Ordusu haricinde bu silahı benimseyen tek ülke Osmanlı İmparatorluğudur. Henry tüfeğinin daha geliştirilmiş bir modeli olan ve artık Winchester adını alan tüfekler için 1866’da ilk sipariş verildi. Seri atışlı, 44 kalibrelik ve 200 metreye yakın etkili menzili olan bu tüfekler, 93 Harbi (1877-1878) sırasında Osmanlı süvarilerince kullanıldı. Tüfekler özel olarak Osmanlı devleti için üretildiğinden nişangahlarındaki rakamlar Türkçe kazınmıştı.

Ancak Osmanlı devletinin uzun menzilli bir piyade tüfeğine ihtiyacı vardı. Bu konuda gerekli incelemeleri yapmak için Albay Rüstem Bey başkanlığında bir heyet 1869 yılında ABD’ne gönderildi. Bunu diğer heyetler izledi ve sonunda, ABD’nde üretimine yeni başlanan ve aynı anda benzer bir modeli de İngiltere’de İngiliz ordusu için üretilen “Peabody-Martini-Henry” veya bizdeki söylenişi ile “martini” tüfeklerinin alımına karar verirdi.


Martini tüfekleri, 1.300 metreye ulaşan etkili menzilleri, kalitesi ve kullanım kolaylığı bakımından, Osmanlı devletinin en büyük rakibi olan Rus ordusunda kullanılan benzer kategorideki 1867 model Krnka ve 1868 model Berdan tüfeklerinden daha üstün durumdaydı.

1871 yılında Amerikalı silah üreticisi ile kontrat yapıldı. Martini tüfeğinin tanesine 15 dolar ödenecekti, ayrıca her bir süngü için de 1,25 dolar daha ödenecekti. Böylece tüfeklerin tanesi 16,25 dolara geliyordu. 1872 yılından başlamak üzere beş yıllık bir süre içerisinde, 50.000 tanesi Mısır Hıdivi İsmail Paşanın hediyesi olmak üzere 600.000 adetten fazla Martin tüfeği Osmanlı ordusuna verildi. Bu tüfekler de Osmanlı ordusu için özel olarak üretildiği için nişangahlarındaki rakamlar Türkçe kazınmıştı. Ayrıca tüfeklerin sağ gövdesinde Osmanlı Sultanı Abdülaziz Hanın tuğrası ve onun altında da tüfeklerin seri numaraları (yine Türkçe) kazınmıştı.

93 Harbi (1877-1878) sırasında Martini tüfekleri görevlerini başarı ile yaptılar ama Plevne Savaşı sonunda 50.000 tanesi ve Kars Kalesinin düşmesi sonucu 40.000 tanesi Rus ordusunun eline geçti. Rus generaller bazılarının, “Düşman silahı kullanmak şerefsizliktir!” laflarına bakmayıp, kendi ellerindeki tüfeklerden daha üstün olan Martin tüfekleri ile askerlerini silahlandırdılar. 1904-1905 Rus-Japon Savaşı sırasında Sibirya’daki bazı Rus birliklerinde hala bu silahlar vardı.

Ruslar ellerine geçen Türk Martinlerinin 9000 tanesini de, 1882 yılında Japonlara sattılar. Japonlar bu tüfeklerin üzerine İmparatorlarının mührünü kazıdılar, nişangahtaki Türkçe rakamların üzerine de Japonca rakamlar kazındı. Japonya ABD’ne saldırmadan bir yıl öncesine, 1940 yılına kadar bu tüfekler Japon Askeri Okullarında kullanılmaktaydı.

Osmanlılar ise kısa süre sonra Almanya’dan son model Mauser (Mavzer) tüfekleri almaya başladılar. Birliklere yeni Mauserler gönderildikçe, artık modası geçmeye başlayan Martinler depolara konulmaya başladı.

1890’ların başında Ermeni ayaklanmaya başlayınca, asi Ermeni çeteleri ile mücadele amacı ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Hamidiye Alayları kuruldu. Depolardaki Martin tüfekleri yeni oluşturulan bu birliklere dağıtıldı. Bugün Anadolu’da tek tük de olsa rastladığımız Martin tüfekleri, büyük olasılık ile Hamidiye Alaylarını oluşturan gönüllü yöre halkına dağıtılan silahlardır.

Yakında tek tük olsa bile rastlayamayacağız onlara.

Ama şu türküler hep kalacak:

drama koprusu hasan dardir gecilmez
soguktur sulari hasan bir tas icilmez
at martinini debreli hasan daglar inlesin
drama mahpusunda hasan karakedi dinlesin

mezar taslarini hasan koyun mu sandin
adam oldurmeyi hasan oyun mu sandin
at martinini debreli hasan daglar inlesin
drama mahpusunda hasan dostlar dinlesin

drama koprusu hasan dardir daracik
cok istemem yanko corbaci bin bes yuz liracik
at martinini debreli hasan daglar inlesin
drama mahpusunda hasan karakedi dinlesin

drama koprusunu hasan gece mi gectin
ecel serbetini hasan olmeden mi ictin
at martinini debreli hasan daglar inlesin
drama mahpusunda hasan dostlar dinlesin.


bir fırtına tuttu bizi deryaya kardı
o bizim kavuşmalarımız a yarim mahşere kaldı
o bizim kavuşmalarımız a yarim ahrete kaldı

yeni cezve yeni cezve kaynar kaynamaz oldu
o benim nazlı yarimin dilleri söyler söylemez oldu

yeni cezve yeni cezve kaynıyor ocakta
kasatura belimizde (a yarim) martınımız kucakta

mapsanede yata yata her yanlarım çürüdü
yollarına baka baka a yarim ela gözler süzüldü

Hekimoğlu derler benim aslıma
Aynalı martin yaptırdım (da narimim) kendi nefsime

Konaklar yaptırdım mermer direkli
Hekimoğlu geliyor aslan yürekli

Konaklar yaptırdım döşetemedim
Ünye Fatsa bir oldu başedemedim

Pencereden baktım kırat geliyor
Kıratın üstünde paşa geliyor

İster vali gelsin isterse paşa
Gelme paşa gelme ben atmam boşa

Çiftlice'nin muhtarı puşttur pezevenk
Hekimoğlu geliyor uçkur çözerek

Mangallarda yanıyor fındık kömürü
Çok canları yakıyor martin demiri

Ünye Fatsa arası ordu kuruldu
Hekimoğlu dediğin o da vuruldu




M1874 Type A Martini


M1874 Type B Martini






Güvenlik açık, ateşe hazır.

Güvenlik kapalı, ateş edemez.



kaynak trmilitary
meraklısı için     
« Son Düzenleme: 16 Temmuz 2010, 06:46:17 Gönderen: fear34 »
"When you play the game of thrones, you win or you die. There is no middle ground."

Çevrimdışı Amiral

  • Sekban
  • *
  • Uncle Junior
  • İleti: 1550
    • Profili Görüntüle
Ynt: Martini
« Yanıtla #1 : 09 Temmuz 2010, 14:24:28 »
suavi drama köprüsünü çok güzel söylüyor. bana göre ruhi su'dan daha iyi. sevdiğim nadir türkülerdendir.

http://www.vidivodo.com/192816/drama-koprusu
« Son Düzenleme: 09 Temmuz 2010, 14:24:50 Gönderen: süperman »
You heard about the Chinese Godfather? He made them an offer they couldn't understand.
-Uncle Junior

Çevrimdışı fear34

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1425
    • Profili Görüntüle
Ynt: Martini
« Yanıtla #2 : 09 Temmuz 2010, 14:29:27 »
Bence Ruhi Su çok daha güzel seslendirmiş.

http://www.dailymotion.com/video/x9o7ha_ruhi-su-drama-koprusu_music
"When you play the game of thrones, you win or you die. There is no middle ground."

Çevrimdışı fatih pasha

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 604
    • Profili Görüntüle
Ynt: Martini
« Yanıtla #3 : 09 Temmuz 2010, 14:33:02 »
Bu tüfek halk arasında o dönem o kadar popüler ki, türkülerin yanı sıra, bazı kişilerde daha büyük takıntılara sebep olmuş. Mesela Ersen Martin isimli futbolcunun dedesi, soyadı kanunu çıktığında, bu tüfeğe olan hayranlığından ötürü Martin soyadını alıyor.  :)
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi

Çevrimdışı fear34

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1425
    • Profili Görüntüle
Ynt: Martini
« Yanıtla #4 : 09 Temmuz 2010, 14:38:35 »
O nesil 1870-1880-1890'lı nesiller, Türk halkının en zor zamanlarında yaşamışlar. Rumeli malum, Rumlar, Bulgarlar, Sırplar hergün köy basıyor. Anadolu malum, Ermeniler, Rumlar onlarda hergün köy basıyor. Girit'te 500.000 Türk'ten bahsediliyor, bunların çok azı Rumeli ve Anadolu'ya dönebildiler, geri kalanları peki ya ne oldu. :'( Devlet zayıf  :'( halk kendini koruması lazım.  O zamanın insanları Martini'ye hayatlarını, çoluklarını çocuklarını, topraklarını herşeyini borçlu. Halk arasında nasıl popüler olmasın. Elveda Rumeli'yi izleyen varsa (ki ben bütün bölümlerini indirdim 1 aydır izliyorum, acaip etkisindeyim) o yıllardaki zulmü görebilirler.
« Son Düzenleme: 09 Temmuz 2010, 15:11:17 Gönderen: fear34 »
"When you play the game of thrones, you win or you die. There is no middle ground."

Çevrimdışı KHAN

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 1257
    • Profili Görüntüle
Ynt: Martini
« Yanıtla #5 : 09 Temmuz 2010, 15:06:31 »
Amerikalıların savaş sonrasında müşteri bulamadıkları bu silahları Osmanlı'ya satmaları pekte kolay olmamıştır bu iş için Abdülaziz'i tahttan indiren cuntanın başı ve o dönemin seraskeri(Genelkurmay Başkanı+Kara Kuvvetleri Komutanı anlamına gelir) Hüseyin Avni Paşa'ya epeyce bir rüşvet yedirmişlerdir, hatta silah başına rüşvet aldığı söylenir
« Son Düzenleme: 09 Temmuz 2010, 15:14:39 Gönderen: KHAN »

Çevrimdışı fear34

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1425
    • Profili Görüntüle
Ynt: Martini
« Yanıtla #6 : 09 Temmuz 2010, 15:10:00 »
O şerefsiz hakkında böyle iddialar varsa kesin doğrudur.
« Son Düzenleme: 09 Temmuz 2010, 15:10:07 Gönderen: fear34 »
"When you play the game of thrones, you win or you die. There is no middle ground."

Çevrimdışı HeroSK

  • Sipahi
  • *
  • Subutai - Destroyer of Nations
  • İleti: 719
    • Profili Görüntüle
Ynt: Martini
« Yanıtla #7 : 09 Temmuz 2010, 15:12:52 »
Aaaa türkülerde eksik var, hemen takviye yapalım. :)

Hekimoğlu derler benim aslıma
Aynalı martin yaptırdım kendi nefsime

Konaklar yaptırdım mermer direkli
Hekimoğlu geliyor aslan yürekli

Konaklar yaptırdım döşetemedim
Ünye Fatsa bir oldu başedemedim

Pencereden baktım kırat geliyor
Kıratın üstünde paşa geliyor

İster vali gelsin isterse paşa
Gelme paşa gelme ben atmam boşa

Çiftlice'nin muhtarı puşttur pezevenk
Hekimoğlu geliyor uçkur çözerek

Mangallarda yanıyor fındık kömürü
Çok canları yakıyor martin demiri

Ünye Fatsa arası ordu kuruldu
Hekimoğlu dediğin o da vuruldu

Çevrimdışı Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Ağır Süvari
  • *
  • İleti: 5242
    • Profili Görüntüle
Ynt: Martini
« Yanıtla #8 : 09 Temmuz 2010, 15:25:10 »
Evet, ben de baktım türkülere, dedim çok tanıdık bir türkü yok neydi neydi derken sen yazmışsın, eline sağlık :)

Çevrimdışı fear34

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1425
    • Profili Görüntüle
Ynt: Martini
« Yanıtla #9 : 09 Temmuz 2010, 15:25:59 »
Rumeli Türkilerini koymuştum. :D
"When you play the game of thrones, you win or you die. There is no middle ground."

Çevrimdışı Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Ağır Süvari
  • *
  • İleti: 5242
    • Profili Görüntüle
Ynt: Martini
« Yanıtla #10 : 09 Temmuz 2010, 15:26:50 »
Yalnız şöyle olmayacak mıydı;

"Hekimoğlu derler benim aslıma
Aynalı martin yaptırdım da narimim kendi nefsime"
« Son Düzenleme: 09 Temmuz 2010, 15:27:15 Gönderen: Annibal »

Çevrimdışı HeroSK

  • Sipahi
  • *
  • Subutai - Destroyer of Nations
  • İleti: 719
    • Profili Görüntüle
Ynt: Martini
« Yanıtla #11 : 09 Temmuz 2010, 15:29:46 »
Öyle orası. Parantez içindeydi diye yazmadım ben istenirse eklenir. :)

Doğrusu böyle;

Hekimoğlu derler benim aslıma
Aynalı martin yaptırdım da (Narinim) kendi neslime

Hekimoğlu derler ufak bir uşak
Bir omuzdan bir omuza (Narinim) on arma fişek

Konaklar yaptırdım mermer direkli
Hekimoğlu dediğin de (Narinim) aslan yürekli

Konaklar yapdırdım döşedemedim
Ünye Fatsa bir oldu da (Narinim) baş edemedim

Ünye Fatsa arası Ordu'da kuruldu
Hekimoğlu dediğin (Narinim) o da vuruldu

Bir de aşağıdaki gibi bir versiyonu da var ama biraz.. :)

Hekimoğlu derler benim aslıma
Aynalı martin yaptırdım kendi nefsime

Konaklar yaptırdım mermer direkli
Hekimoğlu geliyor aslan yürekli

Konaklar yaptırdım döşetemedim
Ünye Fatsa bir oldu başedemedim

Pencereden baktım kırat geliyor
Kıratın üstünde paşa geliyor

İster vali gelsin isterse paşa
Gelme paşa gelme ben atmam boşa

Çiftlice'nin muhtarı pu*ttur p*zeve*k
Hekimoğlu geliyor uçkur çözerek

Mangallarda yanıyor fındık kömürü
Çok canları yakıyor martin demiri

Ünye Fatsa arası ordu kuruldu
Hekimoğlu dediğin o da vuruldu

**********************************

Mehmet Özbek, "Folklor ve Türkülerimiz" adlı
kitabında türküyü şu şekilde aktarmaktadır
(Yayın No.91, s.291)
« Son Düzenleme: 09 Temmuz 2010, 15:34:23 Gönderen: HeroSK »

Çevrimdışı FurkanBey

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1457
    • Profili Görüntüle
Ynt: Martini
« Yanıtla #12 : 28 Temmuz 2010, 16:37:01 »
Dedemde hala Mavzer var.

Çevrimdışı fear34

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1425
    • Profili Görüntüle
Ynt: Martini
« Yanıtla #13 : 28 Temmuz 2010, 19:15:43 »
İstersen Mauser Gehewr98 (Türkçe Mavzer) ile ilgili bir konu açayım.
"When you play the game of thrones, you win or you die. There is no middle ground."

Çevrimdışı Nizam-ı Türk

  • Ağır Süvari
  • *
  • İleti: 5450
    • Profili Görüntüle
Ynt: Martini
« Yanıtla #14 : 28 Temmuz 2010, 23:12:51 »
Aç.

Çevrimdışı FurkanBey

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1457
    • Profili Görüntüle
Ynt: Martini
« Yanıtla #15 : 29 Temmuz 2010, 12:24:27 »
Gehewr98 yazınca Cod 2 aklıma geldi.Aç konuyu.

Çevrimdışı fear34

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1425
    • Profili Görüntüle
Ynt: Martini
« Yanıtla #16 : 29 Temmuz 2010, 18:25:03 »
Gece açarım. CoD2'deki Karabina98 (Kar98) bu silahın kısaltılmış versiyonudur.
"When you play the game of thrones, you win or you die. There is no middle ground."

Çevrimdışı polymekhanos

  • Azab
  • *
  • Yeni bir üyeyim.
  • İleti: 10
    • Profili Görüntüle
Ynt: Martini
« Yanıtla #17 : 28 Mart 2012, 12:19:15 »
güzel araştırma. teşekkürler
bu arada giritli müslümanlar yerel halkın din değiştirmesiyle oluşmuş bir topluluktur ve büyük çoğunluğu anadolu ve doğu akdenizdeki başka bölgelere yerleşmiştir.

 

Paradox Development Studio Facebook sayfasıParadox Dev Studio Twitter sayfasıParadox Interactive Google+ sayfasıParadox Interactive Youtube sayfasıParadox Interactive Steam sayfasıParadoxfan RSS beslemeleri

www.totalwarturkiye.com | www.assassinscreed1092.com