Tarih: 30-07-14, 03:56:02

Gönderen Konu: Muhyiddin İbn Arabi  (Okunma sayısı 2915 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Baranduin

  • N VI
  • *
  • İleti: 561
    • Profili Görüntüle
Muhyiddin İbn Arabi
« : 19 Haziran 2010, 00:22:51 »
Muhyiddin İbn Arabi


İslam düşünürleri ve alimleri arasında ayrıcalıklı bir yeri olan Muhyiddin Arabi, geçmiş ve gelecek hakkında verdiği bilgilerle de kendisinden söz ettirmiştir. Geçmiş ve gelecekle ilgili bilgilerin de yer aldığı 500'den fazla eseri bulunmaktadır. Önemli eserlerinden biri olan "Fütuhatı Mekiyye"de ruhlarla görüşülebildiğini açıklar. Ruhlarla görüşmesinin nasıl olduğunu da üç maddeyle özetler:

1- Rüya yoluyla,
2- Onların ruhaniyetlerini davet edip görüşerek,
3- Bedenimden ruhumu ayırıp, onların yanına giderek.

"Tabutüs Sekine" adlı eserinde ise şöyle der: Allahü Teala bana öyle nimetler ihsan etti, bildirdi ki, istesem kıyamete kadar gelecek tüm velileri, kutubları, isim ve nesebleri, olayları bildirebilirim. Fakat bazıları inkar ederler de manevi kazançlarından kaybederler diye korkuyorum.

Ancak yine de gelecek ile ilgili bazı olayları kitaplarında bildirmiştir. Hatta Nostradamus'un Muhyiddin Arabi'nin bu kehanetlerinden alıntılar yaptığı da bazı araştırmacılar tarafından iddia edilmektedir. Yaşamı sırasında yoğun eleştirilere maruz kalan Muhiddin Arabi vefatından kısa bir süre önce şöyle bir kehanette bulunmuştu: Sin, Şın'a gelince, Muhiddin'in kabri ortaya çıkar. Sizin taptığınız, benim ayaklarımın altındadır. Bu sözleri dinleyenler hiç bir şey anlamadılar. Bu sözlerden kısa bir süre sonra 78 yaşında Şam'da vefat etti...

Ona düşman olanlar, mezarının üzerini çöplerle doldurdular. Aradan yıllar geçti. Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim Han Şam'a geldi. Kabrini buldurup üzerindeki çöplerden temizletti. Üzerine bir türbe yaptırdı. Muhiddin Arabi'nin ölmeden önce sizin taptığınız benim ayağımın altındadır dediği yeri kazdırdı. Kazılan yerden 1 küp altın çıktı. Böylelikle Muhyiddin Arabi'nin "siz Allahü Teala'ya değil de paraya tapıyorsunuz" dediği anlaşıldı. "Sin, Şın'a gelince" sözünün de ne anlama geldiği böylelikle ortaya çıkmış oluyordu. Muhiddin Arabi Arapça olarak Sin harfiyle Selim'i; Sın harfiyle ise Şam'ı ifade etmişti. Kehanetinin tüm ayrıntıları böylelikle ortaya çıkmış oluyordu...

1516 yılında Sultan Selim, Şam’ı Osmanlı toprağı yaptığında oraya türbe, camii ve imaret inşa ettirdi. Medfun bulunduğu türbenin kubbesinde -İbn Arabi'nin kendisine ait olduğu iddia edilen- 'bütün yüzyıllar yetişdirdikleri büyük insanlarla tanınır, benden sonraki yüzyıllar benimle anılacak' mealindeki bir beyit yazılıdır.


Eserleri

Nefahat'a göre, Bağdad Uleması’ndan birisi [Muhyiddin ] üzerine bir Kitap Te'lif etmiş ve bu Kitap’ta Musannefat’ının 500’den fazla olduğunu söylemiştir. [İbnu'l-Arabî]'nin Eserlerinin sayısı kendine de Malum değildi, denir. Hayat’ında Dostlar’ının İsteği üzerine birkaç defa bunların Fihristini yapmak istedi. Bu Fihristler birbirinden ayrı 3 yazma halinde bugüne geldi. Bugüne gelenlerin bazıları:

1- Fütûhat-ı Mekkiyye fi Esrâri'l-Mahkiyye ve'l Mülkiye, Kendi el yazısı ile olan nüsha, Türk-İslam Eserleri Müzesi no. 1845-1881'dedir. Bu Nüsha 31 Cild halinde tertib edilmiştir.

2- Fusûsu'l-Hikem, Türkçe’ye çevrildi Molla Cami, Hoca Muhammed Parsa'nın "Füsûs" için, "can", "Fütûhat" için "gönül" dediğini rivayet eder.

3- Kitabu'l-İsra ilâ Makâmi'l-Esrâ,

4- Muhadaratü'l-Ebrâr ve Müsameretü'l-Ahyâr,

5- Kelamu'l-Abâdile,

6- Tacu'r-Resail ve Minhacu'l-Vesâil,

7- Mevaqiu'n-Nucûm ve Metali' Ehilletü'l-Esrar ve'l-Ulûm,

8- Ruhu'l-Quds fi Münasahati'n-Nefs,

9- et-Tenezzülatü'l-Mevsiliyye fi Esrari't-Taharat ve's-Salavat,

10- Kitabu'l-Esfar,

11- el-İsfar an Netaici'l-Esfar,

12- Divan,

13- Tercemanu'l-Eşvak,

14- Kitabu Hidayeti'l-Abdal,

15- Kitabu Taci't-Terâcim fi İşarati'l-İlm ve Lataifi'l-Fehm,

16- Kitabu'ş-Şevâhid,

17- Kitabu İşarati'l-Qur'an fi Âlaimi'l-İnsan,

18- Kitabu'l-Ba'.

19- Nisabü'l-Hiraq,

20- Fazlu Şehâdeti't-Tevhîd ve Vasfu Tevhîdi'l-Mükinîn,

21- Cevâbü's-Sual,

22- Kitabu'l-Celal ve hüve Kitabu'l-Ezel,


Kaynaklar

« Son Düzenleme: 19 Haziran 2010, 10:57:10 Gönderen: Baranduin »

Çevrimdışı isvahsam

  • N V
  • *
  • İleti: 458
    • Profili Görüntüle
Ynt: Muhyiddin İbn Arabi
« Yanıtla #1 : 19 Haziran 2010, 10:33:18 »
Müthiş bir İslam mutasavvıfı.
Lüb-ül Lüb (Öz'ün Öz'ü) adlı eserinin sadeleştirilmiş Türkçe sürümü cidden onun düşünce yapısını özetlemektedir.
Her sufi gibi çeşitli olağanüstü kerametleri olduğu söylenir.
Bunlar önemli midir bilmiyorum ama düşünceleri (veya keşifleri) son derece etkili olup kendisinden sonraki birçok sufiyi etkilemiştir.



Bu "sin, şin'e gelince" olayı pek doğru değildir zira Şam isminin Arapçası Dimeşktir.
« Son Düzenleme: 19 Haziran 2010, 10:36:34 Gönderen: Uçan Erişte »

Çevrimdışı Baranduin

  • N VI
  • *
  • İleti: 561
    • Profili Görüntüle
Ynt: Muhyiddin İbn Arabi
« Yanıtla #2 : 19 Haziran 2010, 11:03:45 »
Muhiddin Arabi Arapça olarak Sin harfiyle Selim'i; Sın harfiyle ise Şam'ı ifade etmişti.

Dikkat ettiysen harflerle ifade etmiş. Arapçasını yazmamış.  ;)

Çevrimdışı Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Ödüllü Yazar
  • *
  • İleti: 5121
    • Profili Görüntüle
Ynt: Muhyiddin İbn Arabi
« Yanıtla #3 : 19 Haziran 2010, 12:41:41 »
Bu "sin, şin'e gelince" olayı pek doğru değildir zira Şam isminin Arapçası Dimeşktir.

Şam zaten Arapçadır. Hatta şehre daha çok Şam denir.

Çevrimdışı fear34

  • N VII
  • *
  • İleti: 1425
    • Profili Görüntüle
Ynt: Muhyiddin İbn Arabi
« Yanıtla #4 : 19 Haziran 2010, 13:18:44 »
Çok büyük İslam Alimi idi.  :'(

Şam Arapça'dır. Dimaşk Farsçadır. Halk arasında da Şam olarak geçer.
"When you play the game of thrones, you win or you die. There is no middle ground."

Çevrimdışı isvahsam

  • N V
  • *
  • İleti: 458
    • Profili Görüntüle
Ynt: Muhyiddin İbn Arabi
« Yanıtla #5 : 19 Haziran 2010, 14:29:57 »
Biraz araştırdım, Arapça Dimaşk el-Şam (okunuşuyla Dimaşk eş-Şam) olarak geçiyor.
Yani anlamı "Kuzeydeki Dimaşk".
Fakat genel olarak Belde-i Şam Arapların bulunduğu coğrafyanın kuzeyinde olduğu için söylenen bir tabir; Nordland gibi.
Yani şehrin adı Dimaşk.
Fakat sonradan Dimaşk el-Şam kısaltımış ve Şam olarak da söylenmiş.

Bu da "sin şin'e gelince" olayının en azından kelime tabanında olabileceğini göstermekte.
« Son Düzenleme: 19 Haziran 2010, 14:30:22 Gönderen: Uçan Erişte »

Çevrimdışı Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Ödüllü Yazar
  • *
  • İleti: 5121
    • Profili Görüntüle
Ynt: Muhyiddin İbn Arabi
« Yanıtla #6 : 19 Haziran 2010, 14:37:43 »
Peki Dimaşk'ın anlamı nedir? Ya da kökeni nedir?

Çevrimdışı HeroSK

  • N VI
  • *
  • Subutai - Destroyer of Nations
  • İleti: 719
    • Profili Görüntüle
Ynt: Muhyiddin İbn Arabi
« Yanıtla #7 : 19 Haziran 2010, 14:45:02 »
Yürüğen kuvvetli seri deve'ymiş.

Çevrimdışı Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Ödüllü Yazar
  • *
  • İleti: 5121
    • Profili Görüntüle
Ynt: Muhyiddin İbn Arabi
« Yanıtla #8 : 19 Haziran 2010, 14:53:18 »
İlginç.

Çevrimdışı fear34

  • N VII
  • *
  • İleti: 1425
    • Profili Görüntüle
Ynt: Muhyiddin İbn Arabi
« Yanıtla #9 : 19 Haziran 2010, 15:09:05 »
Böyle hikayeler ( ben bunun gerçek olduğuna inanıyorum) İslam Alemindeki bütün büyük komutanlar için vardır. Mesela Şam ile ilgili başka bir hikayede ben anlatıyım; Timur'da Şam'a geldiğinde Yezid'in ( Muaviye'de olabilir) kabrini buldurtmuş. ( Keza Emeviler yıkıldığında bütün mezar taşları harap edilmiş ve birkaç yıl sonra mezarlarının neresi olduğu unutulmuştu) Adamlarına emir vermiş, bu mezarı taa denize kadar taşıyın ve denize atın demiş. Zavallılar Şam'dan denize kadar taşımışlar kemikleri ve denize atmışlar.

Peki Dimaşk'ın anlamı nedir? Ya da kökeni nedir?
Hint-Avrupa Dil Ailesi'ne üye bir dil tarafından konduğunu düşünüyorum. Çünkü İngilizce Damascus, Farsça Dimaşk.

Biraz araştırdım, Arapça Dimaşk el-Şam (okunuşuyla Dimaşk eş-Şam) olarak geçiyor.
Yani anlamı "Kuzeydeki Dimaşk".
Fakat genel olarak Belde-i Şam Arapların bulunduğu coğrafyanın kuzeyinde olduğu için söylenen bir tabir; Nordland gibi.
Yani şehrin adı Dimaşk.
Fakat sonradan Dimaşk el-Şam kısaltımış ve Şam olarak da söylenmiş.

Bu da "sin şin'e gelince" olayının en azından kelime tabanında olabileceğini göstermekte.
Kuzey'deki Dimaşk Arapça olarak Dımaşkî Bâlâ şeklinde söylenir. (Tam çevirisi Yukarı Dımaşk'tır. Ama illa kuzeydeki Dımaşk demek istiyorsanız, Dımaşk-i Şimal denir)
« Son Düzenleme: 19 Haziran 2010, 15:10:26 Gönderen: fear34 »
"When you play the game of thrones, you win or you die. There is no middle ground."

Çevrimdışı Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Ödüllü Yazar
  • *
  • İleti: 5121
    • Profili Görüntüle
Ynt: Muhyiddin İbn Arabi
« Yanıtla #10 : 19 Haziran 2010, 15:23:57 »
Hint-Avrupa Dil Ailesi'ne üye bir dil tarafından konduğunu düşünüyorum. Çünkü İngilizce Damascus, Farsça Dimaşk.

HeroSK yanıtını verdi zaten.


Kuzey'deki Dimaşk Arapça olarak Dımaşkî Bâlâ şeklinde söylenir. (Tam çevirisi Yukarı Dımaşk'tır. Ama illa kuzeydeki Dımaşk demek istiyorsanız, Dımaşk-i Şimal denir)

Ben Dımaşkî Bâlâ şeklinde bir kullanım görmedim. Dımaşk-i Şimal ise zaten Dimaşk eş-Şam demektir. Zira Şam kuzey demektir. Aslında Arapça'da kuzey-güney kavramı yoktur. Hicaz'ın soluna Şam, sağına ise Yemen denir.

Çevrimdışı fear34

  • N VII
  • *
  • İleti: 1425
    • Profili Görüntüle
Ynt: Muhyiddin İbn Arabi
« Yanıtla #11 : 19 Haziran 2010, 15:27:53 »
Dostum tamam kızma.  :P Bende Bâlâ şeklinde kullanım görmedim diyorum, yani kuzeydeki olamaz diyorum.
Şam kuzey demek değil ayrıca.

Aslında Arapça'da kuzey-güney kavramı yoktur. Hicaz'ın soluna Şam, sağına ise Yemen denir.

Peki yukarıya bakıpta solum kuzey sağım güney derse, ya da yön değiştirip derse. Ozaman ülkeler yer mi değiştiriyor  ;D  &)
"When you play the game of thrones, you win or you die. There is no middle ground."

Çevrimdışı Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Ödüllü Yazar
  • *
  • İleti: 5121
    • Profili Görüntüle
Ynt: Muhyiddin İbn Arabi
« Yanıtla #12 : 19 Haziran 2010, 15:35:51 »
Arapların yaşadığı yer (yani Hicaz)'deki bir insan yüzünü doğuya (güneşin doğduğu yere) döndüğünde sol tarafı Suriye, sağ tarafı Yemen oluyor. Yüzünü batıya dönse tam tersi olur tabi, ama yön tayini bu şekilde yapılıyor. Yani yüzünü daima doğuya çeviriyor. Aksi halde yanlış yön tayini yapar.

Şam ve Şimal aynı anlamdaki kelimelerdir. Bunu ben kısa bir süre önce öğrendim. Şimal kuzey demektir ancak tam manasıyla "sol" anlamına gelir. Arapça'daki kuzey-güney kavramı da dediğim gibi buna göre şekillenmiştir.

Çevrimdışı isvahsam

  • N V
  • *
  • İleti: 458
    • Profili Görüntüle
Ynt: Muhyiddin İbn Arabi
« Yanıtla #13 : 19 Haziran 2010, 15:43:04 »
Dimaşk için;
Mısırca, Akkadca, Eski Aramice gibi dillerde geçiyor ilk olarak: Darmeśeq
Doğrudan "mesken" anlamına sahip aslında.
Fakat sonradan kelimenin anlamı genişlemiş, Yunanca "Damascus" olduktan sonra "suyu-bol yer" anlamında kullanılmış.

Evet, şam - şimal olayı. Önceki mesajımda anlamı derken bunu kastetmiştim zaten :)

Çevrimdışı HeroSK

  • N VI
  • *
  • Subutai - Destroyer of Nations
  • İleti: 719
    • Profili Görüntüle
Ynt: Muhyiddin İbn Arabi
« Yanıtla #14 : 19 Haziran 2010, 21:20:23 »
Ben daha önceleri Damascus adının Şam işi çeliklerilerin adına damask dendiği için verildiğini okumuştum ama nerede okudum hatırlamıyorum şimdi.

Çevrimdışı fear34

  • N VII
  • *
  • İleti: 1425
    • Profili Görüntüle
Ynt: Muhyiddin İbn Arabi
« Yanıtla #15 : 19 Haziran 2010, 21:48:58 »
O kılıçların yapımı İslamiyet sonrasıdır. Fakat şehir Dımaşk adını çok daha önce alıyor.
"When you play the game of thrones, you win or you die. There is no middle ground."

Çevrimdışı HeroSK

  • N VI
  • *
  • Subutai - Destroyer of Nations
  • İleti: 719
    • Profili Görüntüle
Ynt: Muhyiddin İbn Arabi
« Yanıtla #16 : 19 Haziran 2010, 21:57:55 »
Benim demek istediğim batılı kaynaklarda ki Damascus adı. Haçlı seferleri sırasında karşılaşıyorlar bu şehirle. Yani İslam'dan sonra. Nerede okuduğumu hatırlasaydım kesin bilgi verirdim. :/

 

Paradox Development Studio Facebook sayfasıParadox Dev Studio Twitter sayfasıParadox Interactive Google+ sayfasıParadox Interactive Youtube sayfasıParadox Interactive Steam sayfasıParadoxfan RSS beslemeleri

| www.totalwarturkiye.com | www.assassinscreed1092.com | www.diablofanturkiye.com | www.starcraftturkiye.com |