Bağlanılan Hatırlatmalar

  • 2010'un En : 06 Ocak 2011 - 12 Ocak 2011

Gönderen Konu: Norðhymbriscra Ealdgesege (TAMAMLANDI)  (Okunma sayısı 38610 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Çevrimdışı PANZER GENERAL

  • Paşa
  • *
  • İleti: 6971
  • MR.KEY
    • Profili Görüntüle
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #1 : 15 Haziran 2010, 00:31:33 »
Hikeye mi geliyor?

İmlâ ve dilbilgisi kurallarına dikkat ediniz. - YÖNETİM
« Son Düzenleme: 28 Haziran 2010, 20:49:27 Gönderen: fatih pasha »

Çevrimdışı fatih pasha

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 604
    • Profili Görüntüle
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #2 : 15 Haziran 2010, 00:37:04 »
1. BÖLÜM: 1066 YILI NOEL BAYRAMI

26 Aralık 1066 - İngiltere

Northampton kontu Earl Waltheof 26 Aralık 1066 sabahı, kalesindeki büyük salonda tek başına oturmuş, düşünceli gözlerle şöminede yanan ateşe bakıyordu. Bir gün önce Noel kutlanmıştı. Waltheof gece uyumayarak, sabaha kadar dua etmişti. Güneş doğarken, kiliseden maiyetiyle birlikte ayrılarak kaleye dönmüştü. Salona gelirken de kahvaltı hazırlatılması talimatını vermişti. Papazının biraz dinlenmesi yönündeki yakınmalarına kulak asmadı. Uykusuzluğa alışıktı.

Genç Earl Waltheof

Salonun büyük ahşap kapısı yavaşça açıldı. Waltheof gelenin kim olduğunu görmek için başını çevirdi. Askerlerinden biriydi. Tekrar şömineye döndü. Asker Waltheof’un yanına yaklaştı.

“Lordum. Londra’dan haber var.”

“Nedir?” Waltheof ilgisiz görünüyordu.

“William dün kral ilan edilmiş.”

İngiltere'nin yeni kralı William

Waltheof hala şömine alevine bakıyordu. Asker lordunun ilgisizliğine şaşırmıştı.

Waltheof bir süre daha sessiz kaldıktan sonra konuştu “O zaman tanrı yardımcımız olsun.”

“Lordum?” Asker Waltheof’un iyi olduğundan şüphe edercesine ona bakıyordu.

“Eğer İngiltere tahtına İngilizce bile konuşamayan Viking-Fransız kırması, babası belli olmayan bir piç oturmuşsa, Tanrı’dan yardım istemekten başka bir şey yapamazsın dostum.”

Asker omuz silkti ve sonra devam etti “Londra’dan başka bir haber daha var lordum.”

“Neymiş?”

“William Northampton Kontluğu üzerinde hak iddiasında bulunmuş.”

William'ın hak iddia ettiği ünvanlar

Waltheof gülümsedi. “Az önce neden Tanrı’dan yardım istediğimi anladın mı sevgili dostum?”

Asker lordunun verdiği garip tepkilerden bir şey anlamamıştı ama lordunu tasdik etmek için “Evet lordum.” dedi. Ardından ekledi “Müsadenizle görevimin başına döneyim lordum.”

“Ah. Tabi tabi.”

Asker salondan hızlı adımlarla ayrılırken Waltheof tekrar ateşe bakarak düşüncelere daldı. Bir yandan da belli belirsiz mırıldanıyordu:

“Tanrı yardımcımız olsun.”
« Son Düzenleme: 27 Haziran 2010, 01:34:58 Gönderen: fatih pasha »
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi

Çevrimdışı Anatole France

  • Nizam-ı Cedid
  • *
  • İleti: 2813
  • Macht geht vor Recht
    • Profili Görüntüle
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #3 : 15 Haziran 2010, 00:38:29 »
Oo mükemmel hocam. Kesin takip edeceğim.
Denn nur Eisen kann uns retten...

Çevrimdışı Kratoss

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 864
    • Profili Görüntüle
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #4 : 15 Haziran 2010, 00:45:04 »

Çevrimdışı fatih pasha

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 604
    • Profili Görüntüle
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #5 : 15 Haziran 2010, 01:22:07 »
2. BÖLÜM: NORTHUMBRIALI WALTHEOF'UN ÇOCUKLUĞU

Waltheof'un babası Yiğit Siward

Waltheof 16 yaşındaydı ama büyük sıkıntılar yaşadığı çocukluğu yüzünden erken olgunlaşmıştı. Daha 5 yaşındayken, tüm İngiltere ve İskandinavya’da Grossus yani Yiğit lakabıyla tanınan babası Northumbria Dükü Siward’ı kaybetmişti. Babası da tıpkı kendisi gibi sıkıntılı bir çocukluk dönemi geçirmişti. 1010 yılında Danimarka’da doğmuş, daha bebekken Cnut’un İngiltere’yi fethi sırasında ailesiyle İngiltere’ye gelmişti. Henüz genç bir delikanlıyken, Cnut’un seferlerinde gösterdiği cesaret sonucu ünü yayılmıştı. 1033 yılında daha 23 yaşındayken Kuzey İngiltere’nin kontrolü kendisine verilmişti. Sonradan, Edward’ın krallığı döneminde de krala İngiltere’nin en güçlü lordu olarak sadık kalmıştı. Ayrıca, Danimarkalı olmasına rağmen Saxon adetlerini benimsemiş ve bir Saxon lordu olarak yaşamıştı. Waltheof da bir Saxon olarak büyümüştü. Siward İskoçya’ya düzenlediği seferlerle de ününe ün katmıştı ama bu seferlerin sonuncusunda büyük bir kayıp yaşamıştı. İskoç Kralı Macbeth ile girdiği bir muharebede Waltheof’un ağabeyi Osbjorn ölmüştü. Böyle olunca, geriye kalan tek varisi Waltheof olmuştu. Bir sene sonra da Yiğit Siward dizanteri hastalığına yakalandı ve öldü.

Tostig Godwineson

Babasının cenazesinin ardından, York şehrindeki kalenin salonunda yaşanan büyük tartışmaları hatırlıyordu. Bir kısım Northumbria asilzadesi Waltheof’un Earl olmasını isterken, bir kısmı da yaşının küçük olduğunu söyleyerek Earl ünvanının bir başkasına verilmesini savunuyorlardı. Ancak son kararı verecek kişi Kral Edward’dı. Edward Northumbria’nın başına kimsenin beklemediği bir isim olan Tostig Godwineson’u getirdi. Bu karar Kuzey İngiltere’de büyük bir infial uyandırmıştı. Ancak bu tepkinin bir isyan hareketine dönüşmesi en az 10 sene sürecekti. 1065 yılına gelindiğinde Waltheof 15 yaşında bir gençti ve Tostig’in himayesinde, topraksız bir asilzade olarak manastırdaki eğitimine devam ediyordu. Tostig’in yanında genelde pek iyi bir muamele görmüyordu. Tostig, Northumbria halkının kendisini sevmediğinin farkındaydı. Eğer bir gün kendisini devirirlerse, yerine Waltheof’u geçireceklerini düşünüyordu. Ancak yanıldığını anlaması uzun sürmeyecekti.
 
Morcar Leofricson

Eadwin Leofricson

10 yıldır bekleyen isyan o sene patlak verdi. Kuzeydeki en güçlü lordlar olan Morcar ve Eadwin Leofricson kardeşler Tostig’in York şehrindeki kalesini işgal etmişler, Tostig’in maiyetini ve ona destek veren herkesi öldürmüşlerdi. Tostig canını zor kurtarmış ve bir gemiyle Danimarka’ya kaçmıştı. Waltheof tüm bu karmaşa sırasında manastırda olduğu için zarar görmemişti. Eğer o sırada kalede olsaydı öldürülmesi işten bile değildi.Tostig’den kurtulan Morcar ve Eadwin Northumbria topraklarını paylaşmışlardı. Morcar Northumberland Dükü olmuş, Edwin ise Lancaster Dükü olmuştu. O toprakların asıl sahibi olan 15 yaşındaki Waltheof‘a ise Kral Edward tarafından Northampton kontluğu verilmişti. Waltheof’un içinde Edward’da karşı gizli bir nefret oluşmuştu. Ama bunu açığa vuracak kadar aptal değildi. Leofricson kardeşlere karşı ise kinini gizlemeye ihtiyaç duymuyordu. Northamptonshire’a geldiğinde halkı kendisine karşı ilgisiz buldu. Yeni topraklarında geçirdiği ilk gece sabaha kadar dua etmişti. Tanrı’ya kendisine intikam alacak gücü vermesi için yalvarmıştı. Ne olursa olsun Kral Edward’dan ve Leofricson kardeşlerden intikamını alacaktı ve Northumbria’yı tekrar ele geçirecekti.

Kral Edward

1066 yılının Ocak ayında Edward’ın üzerinde sarı bir haç olan mavi sancağını taşıyan bir grup atlı Northampton’a geldi. 20 kişilik süvari birliğinin başındaki komutan, Waltheof’un salonuna girmiş ve genç lordu başıyla selamladıktan sonra ona mühürlü bir parşömen uzatmıştı. Genç Waltheof şaşkınlıkla parşömeni aldı, kırmızı mührünü yavaşça kırdı ve okumaya koyuldu. Parşömeni okuduğunda hiç bir tepki vermedi. Bir müddet masada yanan mumun alevine baktı ve sonra “Majestelerinin ruhu için dua edeceğim.” dedi. Kral Edward ölmüştü.
« Son Düzenleme: 15 Haziran 2010, 01:35:02 Gönderen: fatih pasha »
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi

Çevrimdışı Anatole France

  • Nizam-ı Cedid
  • *
  • İleti: 2813
  • Macht geht vor Recht
    • Profili Görüntüle
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #6 : 15 Haziran 2010, 01:36:20 »
Ne yapacağını merak ediyorum. İngiltere de çok güçlü bir krallık. Öyle olmasa belki iç savaş çıkar ve sen de toprakarını genişletirdin.
Merakla bekliyorum bi' sonraki bölümü.
« Son Düzenleme: 15 Haziran 2010, 01:36:54 Gönderen: Anatole France »
Denn nur Eisen kann uns retten...

Çevrimdışı Off_line

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 324
    • Profili Görüntüle
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #7 : 15 Haziran 2010, 01:39:43 »
Aynen devam hocam. Cok guzel yaziyorsun,hikaye yazmayi basaramayan biri olarak takipcinim,ogrenilcek cok sey var burada.:)

İmlâ ve dilbilgisi kurallarına dikkat ediniz. - YÖNETİM
« Son Düzenleme: 28 Haziran 2010, 21:00:19 Gönderen: fatih pasha »

Çevrimdışı fatih pasha

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 604
    • Profili Görüntüle
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #8 : 15 Haziran 2010, 08:22:25 »
Ne yapacağını merak ediyorum. İngiltere de çok güçlü bir krallık. Öyle olmasa belki iç savaş çıkar ve sen de toprakarını genişletirdin.
Merakla bekliyorum bi' sonraki bölümü.

Önümüzdeki 3 bölümde daha hikayemi kuracağım ve İngiltere'de mevcut durumu anlatacağım. Ondan sonra işlerin nasıl bir gidişat aldığına inanamayacaksınız.
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi

Çevrimdışı Ömer

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 13066
    • Profili Görüntüle
    • Paradox Interactive Türkiye Forumları
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #9 : 15 Haziran 2010, 09:16:37 »
Harika yazıyorsun. :)
Eu4 için Antik dönemde geçen mod yapımında bana yardım etmek isteyen mesaj atsın.

Steam'den beni ekleyip yanıt alamamış ya da eklemek isteyen üyeler bana PM atarak Steam ismini yazarsa sevinirim.

[Mod] Eşit Alan Projeksiyonu - [Mod] Eski Dünya Müziği - Tarihi ve Coğrafi Harita Siteleri

Çevrimdışı fatih pasha

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 604
    • Profili Görüntüle
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #10 : 15 Haziran 2010, 11:25:03 »
3. BÖLÜM: BİR ADA ÜÇ KRAL

Harold Godwineson

Tostig Godwineson

William de Normandie

Edward’ın ölümü İngiltere tahtına göz diken üç adamın mücadelesinin başlangıcı olmuştu. Bunlar; Harold Godwineson, Normandiya Dükü William ve Harold’ın kardeşi Tostig’diler. Harold İngiltere’de olduğu için avantajlıydı ve asiller meclisi Witan tarafından İngiltere kralı olarak taçlandırılmıştı. Kuzeydeki güçlü lordlar Morcar ve Eadwin kızkardeşleriyle evlenmiş olan Harold’ın krallığını tanımışlardı. Harold’ın kral olmasını engelleyemeyen William ise Normandiya’da bir istila ordusu kurmaya koyulmuştu. Harold’ın kardeşi Tostig de Norveç’te Kral Harald’ın desteğini alıp bir Viking ordusuyla İngiltere’yi işgal etmenin hazırlıklarına girişmişti.

Norveç Kralı Harald Hardrada

Bahar aylarında Tostig’in İngiltere’nin güneyine düzenlediği yağma akınlarından başka bir hareketlilik yaşanmamıştı.  Ancak Eylül başlarında Norveç Kralı Harald ve Tostig’in komutasındaki 300 gemilik bir viking filosu Northumbria’ya çıkmıştı ve ilk hedefleri York şehriydi. Harold’ın Essex’teki ordusunu alıp York şehrine ulaşması uzun zaman alacaktı. Bu süre zarfında vikingleri oyalamak Northumberland ve Lancaster dükleri olan Morcar ve Eadwin Leofricson kardeşlerin göreviydi. Waltheof kuzeye yardıma gidip gitmemek konusunda karasızdı. Sonunda, Waltheof’un Leofricson ailesine duyduğu kin ağır basmış ve kuzeye gitmemeye karar vermişti. Zaten Northamptonshire’dan çıkarabileceği 500 kişilik bir ordu, vikinglere karşı yapılacak umutsuz bir savaşa etki edemezdi.  Böylece Waltheof vikinglerin Leofricson kardeşleri Fulford’da mağlup etmesine ve York kentini ele geçirmelerine seyirci kaldı. Bu zaferin ardından Vikingler’in  güneye doğru inecekleri muhakkaktı. Eğer Harold kısa zamanda ordusuyla kuzeye gelmezse, viking orduları kısa zamanda Northamptonshire’a dayanacaklardı. Waltheof diplomasi yeteneklerine güvense de, vikinglerin diplomasiden anlayacağına ihtimal vermiyordu. Üstüne üstlük Tostig’in kendisini sevmediğinin de farkındaydı. Diplomasi şansı düşüktü. Onlara doğrudan boyun eğip, himayelerini kabul ederse, belki mevcut topraklarına dokunmazlardı. Ama bu sefer de onu Harold’a karşı savaşmaya zorlarlardı. Savaşı Harold’ın kazanması halinde ise büyük ihtimalle kellesi vurulurdu ve Yiğit Siward’ın soyu onunla birlikte son bulurdu. Waltheof’un korkuları Harold ve ordusunun Eylül ayının son haftasında kuzeye gelmesiyle son buldu.

23 Eylül günü, üzerindeki tuniğinde Harold’ın ejderhalı Wessex sancağını taşıyan bir ulak Northamptonshire’a geldi. Harold’dan bir mesaj getirmişti. Harold, Waltheof’un hemen elindeki birliklerle kuzeydeki Saxon ordusuna katılmasını istiyordu. Waltheof hemen hazırlıklara başlayacağını bildirerek ulağı geri gönderdi. Ama bu bir yalandı. Waltheof Harold’dan da nefret ediyordu. Çünkü Harold kral olmadan önce East Anglia Earl’üydü ve Waltheof’un, çocukken babası Siward’dan aldığı bir kaç öğütten biri de East Anglia’nın her zaman Northumbria’nın en büyük düşmanı olduğuydu. Waltheof’un bu düşmanlığı belki çocukçaydı ama Harold her halükarda Edward’dan farksızdı. O kral olduğu müddetçe, Waltheof’un Kuzey İngiltere’nin hakimi olma ideali sadece boş bir hayal olarak kalacaktı.


Viking ve Saxon orduları Stamford Bridge’de karşılaştılar. Kalkan duvarına karşı kalkan duvarı. Kanlı bir muharebe oldu. Sonuna kadar dayanan taraf Saxonlar oldu. Harold’un Housecarl birlikleri günü kurtardılar ve vikingler mağlup edildi. Kral Harald ve Tostig savaş alanında öldürülmüştü. Saxon zaferinin haberi Northamptonshire’a bir iyi ve bir de kötü haber olarak vardı. İyi haber Waltheof’un çocukluğunu eziyete çeviren Tostig’in ölümüydü. Kötü haber ise Saxon zaferinin kendisiydi. Harold, savaşa iştirak etmeyen Waltheof’tan hesap soracaktı.

Harold ve ordusu Yorkshire’da bir gün dinlenip, güneye döneceklerdi. Yol üzerinde Northamptonshire’a uğrayıp Waltheof’a gerekli cezayı verecekleri de muhakkaktı. Waltheof’un tek yapabileceği şey dua etmekti.  Saxon zaferinden 2 gün sonra, Waltheof kilisede diz çökmüş dua ederken kilisenin ahşap kapısının açılmasıyla irkildi. Arkasını dönmeden, gözlerini kapayıp daha hızlı dua etmeye başladı. Sonunda Harold buradaydı ve ceza vakti gelmişti.
“Lordum! Lordum!” Sadık kahyası Wulfgar’ın sesiydi bu ve sesindeki heyecan Waltheof’u daha da korkutmuştu. “Lordum! Normanlar!” Waltheof şaşkınlıkla duasını yarım bıraktı ve duyduğu şeyi anlamaya çalıştı. “Normanlar Sussex’e çıktılar!” Genç earl, durduğu yerden arkasını dönüp ihtiyar adama baktı. Duyduğu şeye hala inanamıyordu. Yine bir iyi ve bir kötü haberle karşı karşıyaydı. İyi haber Harold’ın hızla güneye gitmesi zorunluluğunun doğmasıydı. Böylece cezadan kurtulmuştu. Kötü haber ise, vikinglerden daha beter olan Normanlar’ın İngiltere’yi işgal etmesiydi.


Harold, savaştan yeni çıkmış yorgun askerlerini alıp gece gündüz durmadan ilerleyerek nihayet Hastings’e vardı. Ancak yol boyunca askerlerinin bir çoğu hasat zamanını bahane edip tarlalarına döndüler. 14 Ekim günü Normanlar ve Saxonlar Hastings’in güneyindeki Senlac Tepesi’nde karşılaştılar. Akşama kadar süren muharebede, Saxonlar, askerlerinin disiplinsizliği ve süvariden yoksun olmaları sonucu mağlup oldular. İngiltere’nin son Saxon kralı Harold da, bu savaşta gözüne saplanan bir ok ile hayatını kaybetti.

Norman zaferinin ve Harold’ın ölümünün haberi hızla tüm İngiltere’ye yayıldı. Normandiya Dükü William Londra’ya girmiş ve Witan’ı kendisini kral ilan etmesi için zorlamaya başlamıştı. Bu sırada Norman orduları da kuzeye doğru ilerleyip son Saxon direnişini ortadan kaldırmaya koyulmuşlardı. Karşı koyan Saxon lordlarının toprakları birer birer ellerinden alınmış, yerlerine Norman asilzadeleri getirilmişti. Waltheof aynı akıbete uğramaktan korkuyordu. Önünde tek bir mantıklı seçenek vardı. O da Normanlar’a boyun eğmekti.
« Son Düzenleme: 15 Haziran 2010, 11:27:22 Gönderen: fatih pasha »
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi

Çevrimdışı Kratoss

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 864
    • Profili Görüntüle
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #11 : 15 Haziran 2010, 11:40:48 »
Müthiş yazıyorsun;  senin sayende çoğu kişi bu oyuna  başlayacak bence. (O kişilere ben de dahilim. ) :)

İmlâ ve dilbilgisi kurallarına dikkat ediniz. - YÖNETİM
« Son Düzenleme: 28 Haziran 2010, 21:01:27 Gönderen: fatih pasha »

Çevrimdışı Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Paşa
  • *
  • İleti: 5829
  • Baba kaçar.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #12 : 15 Haziran 2010, 11:43:38 »

Alıntı
Viking ve Saxon orduları Stamford Bridge’de karşılaştılar.

:D
"Bir yerde küçük insanların gölgeleri büyüyorsa, orada güneş batıyor demektir"

Çevrimdışı Ömer

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 13066
    • Profili Görüntüle
    • Paradox Interactive Türkiye Forumları
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #13 : 15 Haziran 2010, 11:43:54 »
Muhteşem.
Eu4 için Antik dönemde geçen mod yapımında bana yardım etmek isteyen mesaj atsın.

Steam'den beni ekleyip yanıt alamamış ya da eklemek isteyen üyeler bana PM atarak Steam ismini yazarsa sevinirim.

[Mod] Eşit Alan Projeksiyonu - [Mod] Eski Dünya Müziği - Tarihi ve Coğrafi Harita Siteleri

Çevrimdışı Anatole France

  • Nizam-ı Cedid
  • *
  • İleti: 2813
  • Macht geht vor Recht
    • Profili Görüntüle
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #14 : 15 Haziran 2010, 12:38:19 »
Bi' şey soracağım şu karakterlerin özelikleri yanındaki (....) ne anlama geliyor?

Süper gidiyor. İnşallah 1452'ye kadar gidersin de biz de tam öğreniriz oyunu.
« Son Düzenleme: 15 Haziran 2010, 12:49:08 Gönderen: Anatole France »
Denn nur Eisen kann uns retten...

Çevrimdışı fatih pasha

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 604
    • Profili Görüntüle
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #15 : 15 Haziran 2010, 12:47:49 »
Bi' şey soracağım şu karakterlerin özelikleri yanındaki (....) ne anlama geliyor?

Parantezsiz özellikler karakterin kendi özellikleri. Parantez içindekiler de o alandaki danışmanlarının özellikleriyle birleşince ortaya çıkan toplam özellikleri.
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi

Çevrimdışı Bersun

  • Paşa
  • *
  • İleti: 8798
  • Paralel Yetkili Abiniz
    • Profili Görüntüle
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #16 : 15 Haziran 2010, 20:45:14 »
Süper yazıyorsun. tbrk*
« Son Düzenleme: 28 Haziran 2010, 21:02:01 Gönderen: fatih pasha »

Çevrimdışı fatih pasha

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 604
    • Profili Görüntüle
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #17 : 15 Haziran 2010, 23:33:54 »
4. BÖLÜM: NORMANLARLA İLK KARŞILAŞMA

Normandiya Dükalığı'nın çift aslanlı sancağı

1066 yılı, Kasım ayının ilk haftası büyük bir Norman ordusunun Oxford’da olduğu haberi Waltheof’a ulaştı. Bu orduya mensup yaklaşık 100 kişilik bir süvari kolu aynı gün Northamptonshire’a geldiler. Normandiya Dükalığı’nın çift aslanlı sancağını taşıyan birliğin komutanının, Waltheof’un kalesinin avlusunda olduğu ve Waltheof’la görüşmek istediği bilgisi Waltheof’a bildirildi. Waltheof komutanın derhal salona kabul edilmesi emrini verdi. Kendisi de kapının tam karşısındaki geniş tahtına oturarak Norman komutanını bekledi. Kahyası Wulfgar da efendisinin sağ tarafına geçerek beklemeye koyuldu.

Bir kaç dakika sonra salonun kapısı açıldı ve tüm vücudunu kaplayan zırhının üzerinde çift aslanlı tuniği ile uzun boylu, kahverengi saçlarının yan ve arka tarafı Saxonlar’ın alışık olmadığı şekilde Norman usulüne göre traş edilmiş bir Norman süvari askeri içeri girdi. Arkasından iki zırhlı asker daha girip kapının girişinde durdular. İlginç traşlı Norman salonun etrafında göz gezdirdikten sonra Waltheof’a doğru yürüdü. Bozuk bir İngilizce ile sordu:

“Earl Waltheof sen misin?”

Waltheof sükunetini muhafaz etti. Yaşlı Wulfgar dişlerini gıcırdatarak efendisinin yerine cevap verdi:

“Northamptonshire’ın lordu Earl Northumbrialı Waltheof’un huzurundasın Norman!”  

Norman Wulfgar’a bir bakış attı ve gülümseyerek bozuk İngilizcesiyle devam etti:

“Normandiya Dükü ve İngiltere’nin müstakbel kralı Guillaume de Conquérant, kendisine bağlılığını sunman için seni Londra’ya davet ediyor. En geç bu ayın sonuna kadar gidip bağlılığını sunmazsan,” burada sesini yükseltti “bu saygısızlığın bir savaş sebebi sayılacak.”

Waltheof bir müddet Norman’a baktı. Sonra da Wulfgar’a döndü. Wulfgar sinirden kıpkırmızı kesilmişti. Yavaşça başını salladı. Waltheof tekrar Norman’a döndü.

“Efendine söyle. Bu ayın sonuna kadar Londra’ya gelmiş olacağım.”

Norman gülümsedi. “Enfant intelligent.” Arkasındaki askerlere döndü. “Ha?”

Üç Norman salonu çınlatan bir kahkaha attılar. Wulfgar daha fazla dayanamayarak haykırdı:

“Assez! Un autre manque de respect, Norman” Wulgar’ın sesi burada bir hırıltıya dönüştü “vous êtes mort!”

Norman hafif bir şaşkınlıktan sonra gülümsedi, diğer iki Norman bir kahkaha daha patlattılar.

“Elini ardına koyma, Saxon!”

Norman arkasını döndü ve kapıya yöneldi. Yarı yolda durdu.

“Ah. Bu arada, yolda gelirken ben ve adamlarım Northamptonshire’ın güzel kızlarından bir kaç tanesini yakından tanıma fırsatı bulduk. Saxon kızları gerçekten de çok...hmm... nasıl desem...” bir müddet düşündü “ çok savoreux. Anladın değil mi?”

Waltheof’a gülümseyip göz kırptıktan sonra devam etti:

“O yüzden merak ettim çocuk. Annen buralarda mı?”

Norman’ın sözünü bitirmesiyle kahya Wulfgar belindeki uzun bıçağını çekerek, ihtiyar bedeninden beklenmeyecek bir çeviklikle ileriye doğru atıldı.

“Viking kırması Norman piçi!”

Wulfgar

Waltheof onu engellemek için uzandı ama ihtiyar adamın kaftanı elinden kaydı. Waltheof, o anı sanki olduğundan daha yavaş yaşanıyormuş gibi görüyordu. Wulfgar Norman’ın üzerine atılırken, Norman da belinin sol tarafında asılı kılıcını çekiyordu. Diğer iki Norman da kılıçlarına sarılmışlardı. Waltheof, Norman’ın kılıcının kınından çıkıp havaya kalktığını gördü. Sonra da kılıcın Norman’ın vücudunun sol arkasından yarım bir daire çizerek ilerlediğini... Yarım dairenin diğer ucu Wulfgar’ın boynunun sol tarafıydı. Kılıç darbesi indiğinde neredeyse hiç ses çıkmadı. Sadece Wulfgar’ın kopan başı, ahşap zemine ağır bir taş gibi düşmüş ve biraz yuvarlandıktan sonra kapının yanında durmuştu. Wulfgar’ın bıçağı tutan eli hala havadaydı.  Ayakları yerden kesilmiş ve vücudu darbenin etkisiyle sağ tarafa doğru uçmuştu. Waltheof’un gözünde, Wulgar’ın bedeni yere düşmeden önce havada bir kaç saniye durmuştu. Ama aslında tüm bu olay, Wulfgar’ın ileri atılmasından, başsız gövdesinin yere düşmesine kadar en fazla üç saniye almıştı. Odadaki Saxon askerleri, kılıçlarını çekip birbirine sırtsırta vermiş üç Norman’ın üzerine yürüdü. Waltheof şoku atlatmıştı.

“Durun!” diye bağırdı.

Saxon askerleri oldukları yerde durdular ama gözlerini Normanlar’dan ayırmıyorlardı.

“Norman! Sana kötü davranmadığımız halde topraklarıma gelip bana hakaret ettin. O da yetmezmiş gibi kahyamı öldürdün.”

Norman hiç oralı olmadan:

“Vieil imbécile. O bana saldırdı. Ben kendimi korudum. Hem ne yapacaksın ha? Beni öldürecek misin?”

Waltheof Norman’ı öldüremeyeceğini biliyordu. Northamptonshire’dan yarım günlük mesafede koca bir Norman ordusu varken bu tek kelimeyle delilik olurdu. Kendisine sırıtan Norman’a doğru yürüdü.

“Hayır öldürmeyeceğim. Bana sadece adını söyle.”

Norman şaşırdı.

“Adımı mı?” Sonra kendini toparlayıp devam etti. “Guy Renouf.”

Waltheof bir süre Norman’ı süzdü.

“Guy Renouf. Seni hatırlayacağım. Şimdi git. Efendine söyle. Bu ayın sonuna kadar onu ziyaret edeceğim.”

Guy Renouf

Saxon askerleri istemeyerek kenara açıldılar. Normanlar kılıçlarını kınlarına sokup salonu terkettiler. Waltheof bir süre Wulfgar’ın kopmuş kafasına baktı. Babasının ölümü ve annesinin İskoçya’da yeniden evlenmesinden sonra, Tostig’in yanında geçirdiği yıllar boyunca yanında hep Wulfgar vardı. Ona hikayeler anlatır, faydalı öğütler verirdi. Bir kölenin oğluydu Wulfgar. Köle olarak doğmuş, sahibinin yanında iyi bir eğitim almış ve sonradan sahibinin vasiyeti üzerine serbest bırakılmıştı. Fransızların ve Danimarkalıların dilini konuşurdu. Onun özgür bırakılmış bir köle olduğunu, onu yakından tanımayan kimse anlayamazdı. Şimdi de kendisiyle birlikte tüm Saxonlar’ı köleleştirmek isteyen Normanlar tarafından öldürülmüştü. Ama özgür bir adam olarak ölmüştü. Waltheof ayağa kalkarak askerlerine seslendi:

“Götürün onu buradan. Cenaze için hazırlıklara başlansın.”

Odayı terkedip çalışma odasına doğru yürürken, burnunun direği sızlıyor, gözlerindeki yaşların boşanmaması için kendini zor tutuyordu. Ancak bu ağlamaklı halinin sebebi üzüntüsü değil, öfkesiydi. O üzüntüyle karışık öfkeli halinde dudaklarından tek bir cümle döküldü:

“Asla köle olmayacağız eski dostum.”
« Son Düzenleme: 16 Haziran 2010, 00:05:00 Gönderen: fatih pasha »
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi

Çevrimdışı Off_line

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 324
    • Profili Görüntüle
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #18 : 16 Haziran 2010, 00:18:20 »
Teeeyyy ne yaziyorsun mubarek,var mi yazarlik? Alkisliyorum. Ben Oxford'dayim; ne gelen var ne giden. :P

İmlâ ve dilbilgisi kurallarına dikkat ediniz. - YÖNETİM
« Son Düzenleme: 28 Haziran 2010, 21:04:02 Gönderen: fatih pasha »

Çevrimdışı Kodazot

  • Usta Yazar
  • Paşa
  • *
  • İleti: 9486
    • Profili Görüntüle
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #19 : 16 Haziran 2010, 00:33:43 »
Yeni farkettim; boş bir zamanda okuyacağım...

İmlâ ve dilbilgisi kurallarına dikkat ediniz. - YÖNETİM
« Son Düzenleme: 28 Haziran 2010, 21:04:37 Gönderen: fatih pasha »
Xfire:Kodazot
Steam:Kodazot
Legend Of Kodazot
I come in revenge