Tarih: 12-07-14, 21:23:07

Gönderen Konu: Layihalar, Nizam-ı Cedit ve III. Selim  (Okunma sayısı 1444 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Baranduin

  • N VI
  • *
  • İleti: 561
    • Profili Görüntüle
Layihalar, Nizam-ı Cedit ve III. Selim
« : 08 Haziran 2010, 01:05:13 »
III. Selim ile özdeşleşen Nizam-ı Cedit iki anla-ma gelir. Dar anlamı kurulan batılı tarzdaki ordunun adıdır. Geniş anlamı ise bu dönemdeki idari, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılan yeniliklere verilen isimdir. Padişahın emri üzerine başta sadrazam olmak üzere 22 devlet adamı III. Selim'e layiha sundular. Bu layihaların ağırlık noktasını askeri alanda ıslahat teşkil ediyordu. Fakat bu ıslahatı nasıl yapmalıydı? III. Selim, 10 kişiden oluşan bir meşveret meclisini toplamış ve yapılan toplantılar sonucunda özellikle askeri alanda yenilik yapılması kararlaştırılmıştır.
Bu kararlar arasında;
  • Mevcut asker ocaklarının yeniden düzenlenmesi,
  • Avrupa usulünde yeni bir ordu kurulması (Nizam-ı Cedit Ordusu),
  • Askeri eğitime önem verilmesi
yer almaktaydı.
III. Selim döneminde çeşitli askeri okullar açılmış, bu okullarda ders verilmesini sağlamak için yurtdışından da subaylar getirilmiştir. Fransızca, bu zamanda zorunlu dil haline gelmiştir. Türk parasının dışarıya gitmesine engel olmak isteyen III. Selim, yerli malın kullanılmasını emretmiştir. Ayrıca bu dönemde büyük bir kütüphane kurulmuş, devlet matbaası faaliyete geçmiştir.



Ne Eşşek Herifmiş!

Yıl 1789'du. Saraya, Napolyon'un Mısır'a asker çıkarmak gayesnde Tulon'da bir hazırlığa giriştiği haber gelmişti. Sultan III. Selim, Paris elçimiz Seyit Ali Efendiye emir göndererek, bu durumun araştırılmasını ve neticenin saraya bildirilmesini istedi. Ali Efendi harekete geçerek Fransız Hükümetinden, Tulon'da böyle bir hazırlığın olmadığını olsa bile bunun Osmanlı'ya
karşı olmayacağını (!) öğrendi. Elçi on günde bir buna benzer raporlar gönderip duruyordu. Kısa süre sonra Mısır, Fransızlar tarafından işgal edildi. Ardından üç hafta geçti ki Ali Efendi'den yeni bir rapor geldi:
- ``Tulon'da askeri bir hazırlık yoktur, olsa bile bunun hedefi Osmanlı toprakları değildir.``
Bu duruma fevalede üzülen sultan, son raporun kenarına şöyle bir not düştü. `` Ne eşşek herifmiş!``



Islahat Böyle Mi Takip Edilir?

Askeri ıslahata gönül veren III. Selim, bir defasında humbaracı neferi (askeri) kıyafetine girerek baruthaneyi teftişe çıkmıştı. Fakat orada gördüğü rehavet ve gevşeklik, onu çok üzdü. Sadrazama şu hatt-ı hümayunu gönderdi.

``Dün tebdil-i kıyafet ile baruthaneye gittim. Gördüklerim beni acı içinde bıraltı. Bu ne tembelliktir? Sınırlarda olup bitenlerin sizlere uyanış ve ibret olduğunu sanırdım. Devlet için gerekli olan ıslahatlar böyle mi takip edilir? Bu dünyanın başka bir dünya olduğunu, artık köhne ( eskimiş) usullerle devletin payidar (kalıcı) olamayacağını sizlere anlatmak için acaba ne yapmalı ?``



Bir İhtiyarla Savaşmak

Mısır ve Filistin'i kolaylıkla zapteden Napolyon, Akka Kalesi'nin de bir iki gün içinde düşeceğini hayal etmiş.
`` İşte kalenin duvarları önüne geldim. Bir ihtiyarın geri kalmış birkaç günlük ömrünü almak bana birşey kazandırmaz. Seninle savaşmak isremiyorum. Benimle dost ol ve kaleyi teslim et!...``
Cezzar Ahmet Paşa'nın bu mektuba verdiği cevap şudur: ``Hamdolsun gücümüz yetiyor ve elimiz silah tutuyor. Geri kalmış birkaç günlük ömrümüzü de, düşman ile savaşlarda geçiririz.``

Ünlü Fransız generali, Paşa'nın bu cevabını okuyunca etrafındakilere: ``Anlaşıldı, bu ihtiyar bizim birkaç günümüzü heba edecek ama merak etmeyin, iki gün sonra şehrin ortasındayız.``demiş ve bu hayal ile 19 Mart günü savaş başlamıştır.

Napolyon'un Akka kuşatması tam altmış dört gün devam eder. Her gün biraz daha artan baskı hiçbir netice vermez. Fransızlar'ın her hücumu püskürtülür ve ağır kayıplar verdirilir.

Yenilmez unvanı taşıyan Napolyon, kale müdafilerinin akıllara durgunluk veren kahramanlığı karşısında şaşırıp kalmıştır. İki gün içinde şehrin ortasında olacağı hayaliyle saldırıya girişen mağrur general, ummadığı bu durum karşısında yeni bir arayışla yüksek rütbeli bir subayını kaleye gönderir ve direnmenin netice vermeyeceğini, şehir teslim edilirse Paşa'nın ordusu ve ağırlıklarıyla beraber istediği yere yere gitmesine güya müsaade edeceğini bildirir. Ama Cezzar Ahmet Paşa'dan aldığı cevap şudur: ``Devlet bizi bu kaleyi teslim etmek için veizr yapmadı. Ben Cezzar Ahmet Paşa, şehitlik mertbesine ulaşmadan bir karış toprak vermem'... ``Paşa'nın bu cevabı Napolyon'u çileden çıkarır. Yaptığı yeni planlarla topçularına gece-gündüz Akka Kalesi'ni dövdürür. Ne var ki, açılan gediklerden şehre girebilenler Osmanlı süngüsü ile yok edileriler. Bu müthiş hezimete ``kader beni bir ihtiyarın oyuncağı yaptı!`` diye avaz avaz haykıran yenilmez unvanlı Napolyon, gece bile meşaleler ışığında Akka'ya hücum eder. Cezzar Ahmet Paşa ise askerlerinin başında bir delikanlı gibi kılıç sallamakta ve saldırganlara göz açtırmamaktadır.

Akka kuşatmasında ordusunun yarısını kaybeden Napolyon, nihayet 21 Mayıs'ta geri çekilmeye karar verir ve ağırlıklarını gömüp, Kahire'ye geri döner.

(Yavuz Bahadıroğlu, Resimlerle Osmanlı Tarihi)


« Son Düzenleme: 09 Haziran 2010, 16:15:22 Gönderen: Baranduin »

Çevrimdışı fear34

  • N VII
  • *
  • İleti: 1425
    • Profili Görüntüle
Ynt: Layihalar, Nizam-ı Cedit ve III. Selim
« Yanıtla #1 : 08 Haziran 2010, 06:42:55 »
Muhteşem bir padişah, muhteşem bir besteci. Osmanoğulları her yüzyılda böyle yetenekli kişiler çıkartmayı becerebilmiştir.

Bahsettiğin layihalar aslında reform hareketlerinin padişahla kaldığı vezirlere bile etki etmediğinin belirtisidir. O lahiyalarda gerçekten çok komik fikirler vardır.  Mesela bir vezir, toplara isimler verilmesini önermiştir. Padişahın başarısız olmasının bir en büyük sebebi bence yeterli kadrosunun olmayışıdır.

Fakat sanıldığının aksine Akka Kalesi Nizam-ı Cdet askerleri sayesinde kurtarılmamıştır. Nizam-ı Cedit'in o yıllardaki mevcudu daha 10.000 kişiyi bile geçmiyormuş. Ki bunlarda Selimiye Kışlasında ( İstanbul) kalıyorlarmış. Yani AkkaSavunmasının gerçek kahramanı Cezzar Ahmet Paşa ve Tersanecilerdir. (Tershaneciler Cezzar Ahmet Paşa'nın grubunun adıdır.)
"When you play the game of thrones, you win or you die. There is no middle ground."

Çevrimdışı Bersun

  • N IX
  • *
  • Paralel Yetkili Abiniz
  • İleti: 8780
    • Profili Görüntüle
Ynt: Layihalar, Nizam-ı Cedit ve III. Selim
« Yanıtla #2 : 08 Haziran 2010, 08:01:38 »
Birileri Geç dönem Osmanlı'sını mı küçümsüyordu..? :P

Çevrimdışı Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Ödüllü Yazar
  • *
  • İleti: 5098
    • Profili Görüntüle
Ynt: Layihalar, Nizam-ı Cedit ve III. Selim
« Yanıtla #3 : 08 Haziran 2010, 12:23:34 »
3. Selim'in vizyon sahibi bir sultan olduğu şüphe götürmez bi gerçektir ancak en büyük handikabı tecrübesizliği yahut yenilik hareketine girişirken önünde kendisine örnek oluşturabilecek bir denemenin yapılmamış olmasıdır. kendisinden sonra gelen 2. Mahmut ise aynı hataları tekrarlamayarak, askeri gücünü çekinmeden kullanarak başarıya ulaşacaltır.

 

Paradox Development Studio Facebook sayfasıParadox Dev Studio Twitter sayfasıParadox Interactive Google+ sayfasıParadox Interactive Youtube sayfasıParadox Interactive Steam sayfasıParadoxfan RSS beslemeleri

| www.totalwarturkiye.com | www.assassinscreed1092.com | www.diablofanturkiye.com | www.starcraftturkiye.com |